Cinsellik
Hot wheels : stc
Yazar Administrator   
HOT WHEELS:STUNT TRACK CHALLANGE
Bir hız tutkunu olmasam da monitör ekranında yarışmak ilgimi çeker. Nasıl çekmesin ki? İlerleyen teknolojiyle beraber oyunlar, gerek görsel gerek işitsel anlamda insana heyecan veriyor. Sanırım içimdeki trafik canavarını bu oyunlarla bastırıyorum.

Şimdi benimle beraber hayal kurmanızı istiyorum. Öncelikle 29 tane birbirinden ilgi çekici otomobil düşünün. Buna ek olarak bu araçları kullanacağımız 6 farklı mekanda 12 ayrı yarış pisti hayal edin. Ayrıca tamamen bunlardan bağımsız olarak oynayacağınız 12 tane mini oyun. Bu kurduğunuz hayalin adı da Hot Wheels: Stunt Track Challenge olsun!

Yazıya bu oyun kadar hızlı girmek isterdim fakat çok çalışmam lazım çok

Kurulum aşamasında Hot Wheels’in nasıl olduğu konusundaki tek fikrim, karşımda 1-2 saat sonra rafa kalkacak bir oyunun yükleme ekranı olduğuydu. Buna karşın ilk yarıştan itibaren öyle eğlenceli ve hızlı bir oyunla karşılaştım ki bana Wipeout’u hatırlattı. Oyunda akrobatik hareketlerle birbirinden ilginç yollarda, her biri tamamen hız için yaratılmış, çılgın otomobiller bulunuyordu. Aynı tanımlamayı Hot Wheels içinde yapabiliriz.

Menüde “Garage” ekranının dikkatinizi çektiğini tahmin edebiliyorum. Burada otomobilinizin rengini, tekerleklerini veya lastiklerini değiştirebilirsiniz. Bir diğer dikkatimizi çeken hususta, Hot Wheels’de hareketin başlama noktası olan Game Show! Tıkladınızmı kolay kolay bırakamayacağınız bir bölüm. Oyunda diğer pistleri ve otomobilleri açmak istiyorsanız Game Show’da yarış kazanmalısınız. Öncelikle biraz pistlerden bahsedelim. Epey süre oynadığım Hot Wheels’de çok uzun bir yolla karşılaşmadım. Genellikle sağ veya sola eğimli ve hatta 360 derece tur atmamızı sağlayan pistler kullanılmış. İçlerine de hızımızı ikiye katlayan özel hızlandırıcı zeminler ve turbolar eklenmiş. Bütün bunlara ek olarak birde oyunda rampalar var! Hal böyle olunca araçlarda yerinde durmuyor.

Sürat Felakettir!

Oyunda kullanılan otomobillere gelince, Hot Wheels’te araçları 5’e ayırmışlar: Sport, Muscle, Heavy, Gold ve Challenge. Sport’ta bulunan araçlar çabuk hızlanabiliyorlar. Heavy’dekiler ise isminden anlaşıldığı gibi ağırlar fakat yüksek hızlara çıkabiliyorlar. Muscle ve Challenge’a gelince her türden araçlarla karşılaşıyoruz. Gold ise oyunda epey ilerdiniz mi kaşınıza gelecektir çünkü ben daha o kadar ilerleyemedim. Ayrıca incelediğimiz PC versiyonunda konsollara nazaran bir adet fazla araç var.

Hot Wheels’in grafikleri başarılı. Kendinizi öyle bir kaptırıyorsunuz ki çevredeki mekanlar su gibi akıp geçiyor. Renkler ortamla çok uyumlu. Sesler ise gayet güzel yapılmış. Yaptığınız akrobatik hareketler seyircilerin epey ilgisini çekiyor olmalı ki çoşuyorlar. Buna ek olarak birde geveze sunucu var.

Kötü yönlerine gelince akla ilk gelen oyunda bulunan “Garage” kısmı oluyor. Madem böyle bir garage kısmı kullanılmış, burada otomobile uygulanabilecek daha çok modifiye olmalıydı. Böyle bir oyunda hasar beklemesem de araçların teknik anlamda sorunlar yaşaması ve yolda bulunan teknik ekipmanları toplayarak yenilenmesi iyi fikir olurdu. Ayrıca oyun benzerlerine göre bir yenilik getirmiyor. Sadece aralarda oynanabilecek mini oyunlar var. Mini diyorum çünkü bu bölümler size GTA-1 ve 2’yi hatırlatacak bir kamera açısıyla oynanıyor. Bir diğer önemli hususta oyun ne kadar süre oynanabilir. Tamam oyun eğlenceli fakat NFS’nin piyasaya çıkmış olması, işi sadece keyifli vakit geçirtmek olan Hot Wheels gibi oyunların kullanımını hiç kuşkusuz etkileyecektir.

Hız hissini ender verenler oyunlardan biri Hot Wheels

Hot Wheels insanı bir süre alıp götürüyor. Kendinize geldiğiniz de saatlerdir yarıştığınızı fark ediyorsunuz. Oyuncuların NFS-Undergound 2 ile yakından ilgilendiği şu günlerde alternatif olabilecek eğlencelik bir oyun. Bu oyunu edinecekseniz keyifli saatler sizi bekliyor.
 
GTI Racing
Yazar Administrator   

GTI Racing

Çıktığı ilk günden beri ne kadar yaşlanmış olursa olsun, karizması hiç bir zaman kaybolmayan, sokakta, yolda gören çoğu kişide tebessüm ifadesi uyandıran, kullanan kimselerce yolda karşılaştıklarında özel selamlaşmaları olan bir taşıttan bahsediyorum; Volkswagen Bettle. Namı diğer Kaplumbağa.

Vosvos’un karizması yeter


GTI Racing, Techland firması tarafından tamamı ile Volkswagen araçlarını konu edinmiş bir yapım. Eski Kaplumbağa ve Golf’lerden en son model New Bettle’a kadar çeşitli Volkswagen araçlarını barındırmakta. Yapım ile On beşin üzerinde lisanslı Golf ve GTI, G60, R32 gibi spor ve efsaneleşmiş onlarca Volkswagen aracını kullanma şansını yakalıyoruz. Almanya, İtalya, İngiltere’nin de içinde bulunduğu altı ana bölgede 70 farklı yarış yapıyoruz. 25 Şampiyona’nın bulunduğu yapımda Drift, Drag, Lap yarışı gibi aktiviteler de bulunmakta.

Modifiye çılgını Kaplumbağa


GTI Racing, sınırlı şekilde modifiye yapmanıza da olanak vermekte. Sınırlı diyorum, çünkü seçenekler Need for Speed’de ki kadar fazla alt katagoriye ayrılmıyor. Modifiye meraklılarının yakından tanıyacağı Brembo, Eibach, Kamei, Remus, König, Zender gibi firmalar bulunmakta. Performans ve görsellik olarak ikiye ayrılan modifiye eklentileri için fazla beklentiye kapılmamak gerek. Zira beklenen etkileri sağlayamamaktalar. Yapımcı firmanın daha demo sürümünden itibaren gereçekçi sürüş dinamikleri yaratmaya çalıştık sloganı, malesef havada asılı kalıyor. Gerçekçi sürüşten öte, zaman zaman aracın aynı noktada sabit durduğu, yolun üzerinize geldiği ve sizin sağ sol yaptığınız izlenimi oluşabiliyor. Özellikle virajları alırken araçların davranışları fizik kuralları dışına çıkabilmekte.

Agresif rakipler


Demo’da had safhada görevini yerine getirmeyen yapay zeka, tam sürümde çok daha ilginç davranıyor ve agresifleşiyor. Diğer tüm araçalar size çarpmaktan, saldırgan bir tutum takınmaktan hiç çekinmiyorlar. Yapay zekadan kaynaklanan bir başka ilginçlikte, önünüzde ki araçların birden coşarak ufuk çizgisine gitmiş olmaları. Gerçekten bazen o kadar anormal hızlanıyorlarki aranızda ki farkı kapatmak çok güçleşiyor. Burada yarış öncesi araç için seçilen donanım özellikleri önem kazanıyor. Dişli büyüklüğü, aracın yere yakınlığı, amortisörlerin sertliği gibi bazı ayarlar yarış dinamiklerini çok fazla değiştiriyor. Genellikle her yarış için deneme yanılma yolu ile bulacağınız en ideal ayar sayesinde birinci mi, sonuncu mu olacağınız değişmekte.

40 Yıllık Vos’un hatırına


Genellikle arka planda çıp tıs-çıp tıs çalan ve vasatı aşamayan müziklere sahip olan yapımda, araç modellemeleri dikkat çekiyor. Belki de oyunun en çok üzerinde durulan noktası araç modellemeleridir. Parıl parıl parlayan Volkswagen arabaları göze güzel görünmekteler. Çevre modellemeleri üzerinde araçlar kadar durulmamış olsa da fena değiller. Eğer hazır parkurlardan sıkıldıysanız, eklenen editör ile kendi tasarımlarınızı yaratabilirsiniz. Unutmadan... Yaptığınız yarışları izlemekten zevk alıyorsanız şanslısınız. GTI Racing, replay görüntülerini AVI formatında kaydetmekte. Böylece oyundan bağımsız replay’leri izleme şansınız olmakta. Her ne kadar kusurlu yanları olsada, eski ve yeni araçları içermesi sebebi ile özellikle Volkswagen meraklılarının denemesi gereken bir yapım. Ülkemizde de satışı olan oyunu, Steam’den de temin edinebilirsiniz.
 
Ford GT3
Yazar Administrator   
FORD GT3
İyi bir yarış oyunu yapmak için neler gereklidir? Birkaç tane yarış pisti, birbiri ile kıyasıya mücadele edecek tarzda ve herbirinin albenisi olan araçlar, güzel arka plan ve oyuna kendinizi bağlayabileceğiniz müzikler. Üstelik son dönemdeki yarış oyunlarının çıtayı epeyce yükselttiği ve modifiye gibi ek özellikler ekleyerek yarış oyunlarına olan bakış açımızı ve beklentilerimizi epeyce değiştirdiklerini düşünürsek, piyasada tutunmanın bile başarı sayılabileceğini söyleyebiliriz. Peki Ford Racing saydığımız bu özellikleri sunuyor mu? Birkaç tane yarış pistinin ve oyuna kendinizi bağlayacağınız müziklerin olduğu doğru ama, gerisi maalesef yok.

Alırsın Ford olursun lord.

Oyunun ismi Ford Racing olunca içgüdüsel olarak içerisindeki tüm araçların Ford markalı olduğunu anlıyoruz. 55 adet Ford marka araç kullanma imkanı sunuyor. Bu otomobiller geçmişten günümüze Ford’un ürettiği en önemli araçlar ve Off-Road, Concept, Movie Stars isimli gruplara ayrılmış durumdalar. Movie Stars; filmlerde ve dizilerde gördüğümüz ünlü amerikan arabaları, Concept; daha çok spor arabalardan oluşan bir grup ve son olarak Off-Road; kamyonet ve arazi araçlarından oluşan grup. Her grubun yarış kulvarları da ayrı oluyor tabi. Her grup kendi sınıfındaki araçlarla yarışabiliyor. Pist sayısı ise 20’nin üzerinde.

Yarışlara geçmeden evvel kendi profilinizi oluşturuyorsunuz ve yaptığınız her yarış isminize kaydediliyor. Yapacağımız yarış çeşitleri ise çok geniş değil, Quick race, single race ve multiplayer seçenekleri arasından single race’i seçtiğimiz zaman competition, challange ve collection seçenekleri ile karşılaşıyoruz. Challange seçeneği ile her sınıf arabaların birbirleri ile yaptıkları yarışları oynuyoruz. Bu modda Mustang’ler, Thunderbird’ler gibi tüm Ford modelleri kendi aralarında yarışıyorlar. Collection seçeneği ile daha evvel yarışları tamamlayarak açtığınız araçları ve pistleri kullanarak dileğiniz gibi yarışabiliyorsunuz. Elbette yine her sınıf araçlar kendi aralarında yarışıyorlar. Son olarak oyunun asıl modu olan Competition; 15 kategoriden oluşan bir çizelge sunuyor. İlk başta yapabileceğiniz yarış belli; Movie Car Chases. Bu yarışı tamamlarsanız iki yeni seçenek açılıyor aynı mantık ile her bitirdiğiniz yarış ardından çizelgede bir yarış açılıyor ve hepsini tamamlamanız halinde oyunun en büyük modu olan competititon’ı bitiriyorsunuz.

Nostaljiye yolculuk.

Ford Racing 3 gerek oynanabilirlik gerekse görsel açıdan pek üst düzey bir oyun değil. Araçların her biri gerçeğine uygun yapılmış olsa da hiçbiri günümüz oyunşları arasıda yer alacak kadar detaylı değil. Her araçta bulunan yansıma efektleri oyunun 3 yıllık olmadığının tek kanıtı. Görsel yönden herşey yıllar evvelini andırıyor. Öyle ki bundan tam bir sene evvel çıkan versiyonu ile arasında grafiksel olarak tek fark araçlara eklenmiş yansıma efekti. Bunun haricinde yeni hiç bir şey yok. Müzikler bir nebze iyi olsa da araç sesleri ve ses efektleri hiç güzel değil. Hatta kimi efektler kulak tırmalar nitelikte. Kontroller hiçbir zaman rahatlığı sunamıyor. Fizik motoru ise gerçekçilikten çok uzakta.

Amerika’nın en ünlü araç üreticilerinden olan Ford’un ismine ve saygınlığına sırtını dayamış olan bu oyunun, günümüz yarış oyunları ile yan yana getirilmesi bile pek mümkün değil. İlla bir oyun ile kıyaslaması gerekiyorsa o da Ford Racing 2 olmalıdır. Fizik motorunun saçmalası, grafiklerin asla üst düzeye ulaşamaması ve içerdiği hatalar ile oyunu tavsiye etmek mümkün değil. Eğer ciddi bir Ford fanı iseniz belki araç kronolojisi ilginizi çekebilir ama yarış oyunu olarak bence uzak durun. Hatta NFS: Underground 2’nin demosunu oynayın daha iyi.
 
Evolotıon gt
Yazar Administrator   
EVOLOTİAN GT
Nitro’suz yarışmam, bariyerler virajlardaki emniyet kemerlerimdir, yanımda otomobil görürsem, direksiyonu üzerine kırarım ve en nihayetinde yarışı ben kazanırım! Arcade yarış oyunlarının gerçekçilikten uzaklaşmalarının sebebi, gerçeğin her zaman keyifli olmadığıdır. Bu yüzden oynanış mümkün olduğu kadar eğlenceye dayalı hazırlanır ve sonucunda, 250 KM hızla çarptığınız bariyerlerden çizik bile almadan ayrılırsınız. Tek kaybınız, hız ibrenizin biraz sola yatması olur. Şüphesiz ki bu tür oyunların kullanıcıya verdiği soluksuz hız keyfi, durmaksızın heyecan, oyuncuyu bilgisayar başından kalkmaktan alı koyuyor. Özellikle Need for Speed: Most Wanted gibi türünün başarılı örnekleri, eğlenceyi oyunculara yaşatmayı çok iyi biliyor... Bir de madalyonun öteki yüzü var. Gerçekçiliğin ön planda tutulduğu Toca Race Driver serisi gibi yapımların da, kendi çatısı altında topladığı büyük bir oyuncu kitlesi bulunuyor. Maksimum gerçekçilik hedeflenerek hazırlanan bu yapımlar, sürüş dinamikleri başta olmak üzere, her şey gerçeğiyle birebir şekilde tasarlanıp, yaratılıyor. Şimdi bu yapımlara yeni bir isim katıldı. Uzak Doğu kökenli Milestone firmasının hazırladığı Evolution GT gösteriyor ki, yarış simülasyonları ailesinden güçlü bir fert yola çıktı!

Öncelikle yapımcı Milestone’dan bahsetmek gerek. Firma geçtiğimiz yıl konsollar için hazırladığı Chaos Field ile sesini duyurmuştu. Bu ses Milestone için epeyce cılız oldu ve yapımcılar derhal yeni oyunlar yapmaya karar verdiler. Chaos Field gibi shoot em up türünde Radirgy Precious, yarış türünde boy gösterecek olan Super-Bikes: Riding Challenge ve Evolution GT ile hız tutkunlarını tatmin edecek projeler, Milestone tarafından geliştirilmeye başlandı. Bunlardan ilk olarak Evolution GT piyasaya sürüldü. Bakalım parkurlar ne tür yarışlara sahne olacak?

1. Kural: Frenin yerini ezberle.

Oyunu açıp, ilk olarak Options’daki ayarlarımızı tamamladıktan sonra menüye göz gezidiriyoruz. Quick Race ile mutlaka antrenman yapmanızı tavsiye ederim. Direk olarak Carrier Mode’ye tıklarsanız, sizi Gabriele Tarquini karşılıyor. Kendisi 1994 BTCC ve 2003 ETCC şampiyonu. “Biz ne şampiyonlar gördük” tavrı ile kariyere başlarsanız, daha ilk yarışın ilk virajında epey büyük bir hüsran ile karşılaşacağınız muhtemel(!)

Gabriele Tarquini, bize bir nevi tutorial yaptırıyor. Ne kadar uygun tartışılır ama TVR T350 ile başlıyoruz tutorial’e. Burada başta Tiger Effect olmak üzere, araç kullanırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini görüyoruz. Öncelikle Tiger Effect’ten başlayalım anlatmaya; örneğin yarışı en önde sürdürüyorsunuz ama diğer araçlar sizin hemen ardınızda. Önünüzde de çok zor bir viraj var. Yeteri kadar hız kesmeden girerseniz, kısa sürede toparlamanız pek mümkün gözükmüyor. Maalesef en kötü sonuç başınıza geliyor ve aracınız bariyerlere çarparak neredeyse duruyor. Normal bir oyuncu için, orta şiddette sinir krizi ile geçiştirilebilecek bir vaka gibi görünüyor. Moralinizi bozmayın çünkü Tiger Effect böyle anlar için yaratılmış! “Tab” tuşuna basıyorsunuz ve sol alt köşedeki bar boşalana kadar, zamanı geriye alıyorsunuz! Böylelikle viraja girmeden çok önce frene basarak durumu kurtarabilirsiniz!

2. Kural: Kazanmak için fren kullan.

Yarış anındaki arayüzde bulunan ikinci bar olan damage’ye geldi sıra. Quick Race seçeneğinde göremeyeceğiniz bir ayrıntı olan hasar, kariyer mod’unda karşımıza çıkıyor. EGT’deki hasar modellemeleri içimizdeki arcade yarış tutkununu memnun edemeyecek cinsten. Maalesef çok basit hasar görüntüleri mevcut. Kaza sonucunda sadece tamponun bir bölümü düşüyor, farlar kırılıyor ve camlar çatlıyor. Daha farklı bir ayrıntı gözünüze çarpmıyor. Yine de bu tür simülasyon oyunlarında ön planda tutulması gereken, sürüş dinamikleri olduğunu düşünürsek, yine istediğimiz sonuca ulaşamıyoruz. Zira oynanışa hasarın pek bir zararı olmuyor. Özellikle Toca Race Driver 3’ü oynayanlar, aradaki farkın çok büyük boyutlarda olduğunu göreceklerdir. Birinde her bir darbenin sürüşünüze etki edeceği gerçeği ile yarışırken, bir diğerinde hasar almak sadece yan unsur olarak düşünülmüş.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 15 - 21 Toplam: 21

Bolcana Son Makaleler