Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

9125 Mesaj 4692 Konu- Gönderen: 1183 Üye - Son üye: envevarEtty

22 Kasım 2008, 03:27:46
  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Gül ( 1950) : 25 Kasım 2007, 05:09:34
Abdullah Gül ( 1950)

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

KAYSERİ - 1950, Ahmet Hamdi, Adviye - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi - İngilizce, Arapça - İktisat Doç. Dr., Öğretim Üyesi - Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi, İslam Kalkınma Bankası İktisat Uzmanı - Kayseri Milletvekili - Dışişleri ve Devlet Eski Bakanı - Evli, 3 Çocuk babası.


11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
Zaman 28 Ağustos 2007

Cumhurbaşkanlığı seçiminin 3. tur oylamasında Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, 339 oy alarak üye tam sayısının salt çoğunluğunu aştı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi. Toptan, Cumhurbaşkanına, seçildiğini bildirmek ve andiçmesi için, birleşimi saat 18.00'de toplanmak üzere kapattı.

456 MİLLETVEKİLİ KATILDI

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
2  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Cevdet : 25 Kasım 2007, 05:09:04
Abdullah Cevdet ( 09.09.1869)- (29.11.1932)

Osmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamış siyaset adamı ve yazar. Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularından. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi olup, 9 Eylül 1869'da Arapkir'de doğdu. 1932'de İstanbul'da öldü.
İlk tahsilini Arapkir'de ve Hozat'ta yaptıktan sonra Mamüretü'l-Aziz (Elazığ) Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisinden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi. Biyolojik materyalist fikirlerin tesirinde kaldı. Dinin insan üzerindeki fonksiyonlarını inkar eden ve her şeyi madde ile açıklamaya çalışan materyalist görüşlere yer veren bazı eserler yazdı.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
3  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Aymaz : 25 Kasım 2007, 04:17:52
Abdullah Aymaz ( 1949)

1949'da Kütahya'nın Emet ilçesinin Hacımahmut köyünde dünyaya geldi. İlkokulu Hacımahmut köyünde okudu. İmam Hatip Lisesi ve Yüksek İslâm Enstitüsü'nü İzmir'de okudu. Lise yıllarında Gurbet dergisinde yazıları yayınlandı. Tire ve İzmir'de öğretmenlikler yaptı. 1978'de yayınlanmaya başlayan Sızıntı dergisinde yazıları yayınlandı. Özel vakıf idareciliği ve eğitim hizmetlerinde bulundu. 1988 yılından bu yana gazetecilik yapmaktadır. İsmail Yediler, Hüseyin Bayram, Safvet Senih gibi müstear isimlerle kitaplar neşretti. Halen ZAMAN gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı ve yazarıdır. Temiz bir Türkçe, net ve açık bir ifade, "sehl-i mümteni" vasfıyla nitelendirilebilecek cümleler; Abdullah Aymaz'ın Türkçesinin belirgin karakterlerini teşkil eder.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
4  Ders Notları - Ödevler / A / Abdulla Latifzade : 25 Kasım 2007, 04:17:28
Abdulla Latifzade ( 1891)- (1938)

Kırım Türk Edebiyatı

Edebi çalışmalarına 1917 inkılabından önce "Tercüman" gazetesinde başlayan Abdulla Latifzade (1891-1938), inkılabından sonra da çalışmalarına devam eder.

Uyanık fikirli, zeki, halkına ve milletine bağlı bir şair olan Latifzade inkılabın getirdiği yenilikleri tam olarak benimsemiş; şiirlerinde halkı taassuptan kurtaracak, medeniyet ve kültürlerini geliştirecek arzu ve düşüncelerini sade bir dille anlatmıştır.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
5  Ders Notları - Ödevler / A / Abdi Paşa : 25 Kasım 2007, 04:16:45
Abdi Paşa  - (16.12.1685)

Osmanlı Devletinin Budin eyaletindeki son valisi ve meşhur Budin kahramanı. Asıl adı Abdurrahman�dır. Doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir. Yeniçerilikten yetişti. Yüksek zekası ve kabiliyeti ile 1668 yılında Yeniçeri ağası oldu. Girit savaşlarında büyük kahramanlıklar göstermesi üzerine vezirlik rütbesine terfi etti. Bundan sonra sırasıyla; Bağdad, Mısır, Bosna ve Budin valiliklerinde bulundu.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
6  Ders Notları - Ödevler / A / Abbas Vesim Efendi : 25 Kasım 2007, 04:16:20
Abbas Vesim Efendi - (1760)

Osmanlılar zamanında on sekizinci asırda yetişen, hekim, hattat ve astronomi alimlerinden. Kambur Vesim Efendi ve Derviş Abbas Tabib isimleriyle de bilinen Abbas Vesim Efendi, on yedinci yüzyılın sonlarında doğdu. 1760 (H. 1174) senesinde İstanbul'da vefat etti. Kabri Edirnekapı dışındaki kabristandadır.

Küçük yaşta ilim tahsiline başlayan Abbas Vesim Efendi, Bursalı Tabib-i Sultani Ali Efendi ile babası Ömer Şifai Efendiden tıp, Yanyalı Es'ad Efendiden hikmet ve Farsça, Ahmed Mısri'den astronomi ve astroloji, Katibzade Mehmed Refi Efendiden tıp ve ta'lik yazı, ayrıca Latince ve Fransızca öğrendi. Bazı İtalyanca tıp metinlerini Türkçeye tercüme ettirerek, Avrupa'daki gelişmeleri takib etti. Bir ara tahsil maksadıyla Hicaz, Şam ve Mısır'a gitti. Bir çok ilmi araştırmalarda bulunup tıb alanındaki bilgisini geliştirdi.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
7  Ders Notları - Ödevler / A / Abay Kunanbayev : 25 Kasım 2007, 04:15:37
Abay Kunanbayev ( 22.08.1845)- (23.07.1904)

Kazak Tarihi

Çağdaş Kazak edebiyatında Abay Kunanbayev�in yeri ise çok ayrıdır. Abay, İlk eğitimini özel hocalardan aldı. Daha sonra Semey�de medrese eğitimi gördü. Arap, Fars ve Rus edebiyatlarını yakından tanıdı. Ayrıca klâsik Osmanlı şâirlerine de vâkıf oldu. Çok iyi bir eğitim almış olduğundan ve çok dakîk gözlemlere sahip bulunduğundan dolayı halk arasında kabul görmeye başladı. Kazakların hayatlarını tenkidî bir süzgeçten geçirerek lirik şiirler yazdı. O, Kazakları çağdaş bir eğitime yönlendiriyor, onları göçebe hayat düzenlerini bırakarak yeni meslekler edinmeleri konusunda teşvik ediyordu. Şiirleri halk tarafından Kazak bozkırlarında ezbere okunuyordu. Kunanbayev, fikirlerini daha çok düz yazılarla ifade etmekteydi. Kara Sözder �Halk Sözleri� adıyla bir kitapta toplanan nesirlerinin çoğu 1890�lı yıllarda kaleme alınmıştır. Abay, günümüzde de, hemen hemen her Kazak tarafından bilinmekte, şiirleri her yerde söylenmekte ve fikirlerine çok önem verilmektedir. Kazakların meşhur edebiyatçılarından Muhtar Avezov (1897-1961), 4 ciltlik büyük romanının adını Abay Jolı �Abay Yolu� koymuştur. Avezov, romanında Abay�ın Kazaklar için yapmak istediklerini, Kazakların gerçek medeniyete nasıl ulaşacaklarını anlatmaktadır. O, Abay�ın Kazakların yollarını aydınlatıcı bir rehber olduğunu herkese göstermiştir. Onun yolundan giden genç nesil, büyük Kazakistan�ı meydana getirecektir. Yani Kunanbayev, Kazaklar için, takip edilmesi gereken büyük bir fikir adamıdır.

Mahabbatpen jaratkan adamzattı
Sen de süy Allanı janan tetti
Adamzattın berin süy bavrım dep
Jane hak joli osı dep ediletti

�(Allah) insanı muhabbetle yarattığı için
Sen de o Allah�ı canından tatlı sev
İnsanların hepsini �kardeşim!�diye sev.
�Hak yolu budur.� diye (insanlararasında) adaleti gözet.�

(Abay Kunanbayev, Abaydı Okı, Tanırga �Abay�ı Oku, Tanı�, Almatı 1993.)

Kazak Edebiyatının Belli Başlı Temsilcileri
Bünyamin ÖZGÜMÜŞ Yağmur Sayı : 16
Temmuz - Ağustos - Eylül 2002
x

HAKKINDA YAZILANLAR

BİR SÖZ SANATI USTASI
KAZAK MİLLİ ŞAİRİ ABAY KUNANBAYOĞLU*

Yard. Doç. Dr. Abdulvahap Kara

Ünlü yazar Cengiz Aytmatov�un Goethe ve Tolstoylar ile kıyasladığı Abay (İbrahim) Kunanbayoğlu, kendi halkını tüm yönleriyle eserlerine yansıtabilen ender şair ve yazarlardan biridir. Özellikle Kazak edebiyatında yeni bir çığır açmasıyla tanınan Abay sadece Türk kültürüne değil, dünya kültürüne mal olmuş bir şahsiyettir. Bu sebeple, 1995 yılı UNESCO tarafından bütün dünyada �Abay Yılı� olarak ilan edilmiştir. Bu etkinlikler dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye�de de kutlanmıştır.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
8  Ders Notları - Ödevler / A / Abdüllatif Benderoğlu : 25 Kasım 2007, 04:14:20
Abdüllatif Benderoğlu ( 1937)

Gazeteci - Yazar
1937�de Tuzhurmatu�da doğdu. Bir demircinin oğlu-dur. İlk ve orta öğrenimini Tuzhurmatu ve Kerkük�te yapmıştır. Kerkük�teki Irak petrol şirketinin teknisyen okulunda üç yıl okuduktan sonra 1956�da siyasi sebeplerden ötürü okuldan atılmıştır. Okuldan atıldıktan sonra kimi şirketlerde teknik ressam olarak çalışmıştır. 1964�te siyasi faaliyetlerinden dolayı Irak�tan ayrılmak zorunda kalan Benderoğlu, önce Lübnan, sonra Yunanistan, daha sonra da
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
9  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkerim Abushwereb : 25 Kasım 2007, 04:13:35
Abdülkerim  Abushwereb

HAKKINDA YAZILANLAR

Ecevitin Libyadaki akrabaları
Cemal A. Kalyoncu -Sayı: 624

Aksiyon, Ecevit'in Libya�daki akrabalarını buldu.Kimdir bunlar Kaç kişidirler? İşte Kaddafi nin ülkesindeki akrabalar

Satır aralarında Bülent Ecevit in Libya�daki akrabaları� şeklinde ibarelerle anlatılan Ecevitin yakınlarını bulduk. Bilindiği gibi Libya lideri Muammer Kaddafi, ihtilal yaparken, ordunun güvendiği Albay Sadettin Abushwereb ismini kullanmış ve başarıya ulaşmıştı. Sadettin Abushwereb de Bülent Ecevit�in, Libya�da yaşayan akrabalarından biriydi. İşte bu Abushwereb ailesinden, Albay Sadettin Abuswereb�in de amcasının oğlu, yani kuzeni olan doktor Abdülkerim Abushwereb Aksiyon�a ilginç açıklamalarda bulundu. Sözgelimi Türkiye�nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda şunları söylüyor: Allah peygambere dedi ki; Yahudi ve Hıristiyanlar senden razı olur, yalnız onların milletine tâbi olursan. Kur�an-ı Kerim�den. Orhan Pamuk bir örnektir.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
10  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkadir Karahan : 25 Kasım 2007, 04:12:31
Abdülkadir Karahan ( 1913)

1913 Siverek, Urfa doğumlu.Edebiyat doktoru, İstanbul Üniversitesi, Yüksek Oğretmen Okulu, ve Sorbonne Üniversitesi'nden mezun oldu.İstanbul Üniversitesi EdebiyatFakültesi, Yüksek İslâm Enstitüsü ve Kahire Ayn Şems Üniversitesi'ndeprofesörlük yaptı. Özellikle eski Türk Edebiyatı ve başta hadisolmak üzere İslâmi İlimler alan-larında 40'ın üzerinde eser verdi.Yurtiçi ve yurtdışında yayınlanançok sayıda ilmi makalelerinin yanısıra, Tasvir, Yeni Sabah, Hürriyet,Milliyet, Tercüman, Güneş veTürkiye gazetelerinde yazılaryazdı. M.E.B., Ilesam, TürkEdebiyatı Vakfı, Türkoloji Enstitüsüve daha birçok kurum tarafındanödüle layık görülen Karahan, Dünya Mukayeseli Edebiyat Birliği, Altay İlimleri Daimi Konferansı,İkbal Akademisi'nin yanısırabirçok milletlerarası ilmi kuru-luşların üyesidir. Evli ve bir kızbabasıdır.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
11  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkadir Geylani (2) : 25 Kasım 2007, 04:11:53
Abdülkadir Geylani ( 20.07.1076)- (11.08.1165)

Büyük İslam alimlerinden ve evliyanın meşhurlarından. Künyesi Ebu Muhammed'dir. Muhyiddin, Gavsü'l-Azam, Kutb-i Rabbani, Sultan-ı Evliya, Kutb-u Azam gibi lakaplarla anılmaktadır. Babası Ebu Salih Musa bin Abdullah, annesi Fatıma binti Ebu Abdullah Ümmü'l-Hayr'dır. Babasının ismi kaynaklarda farklıdır. Peygamber efendimizin soyundan olup, hem seyyid hem şeriftir. 1077
(H. 471)de İran'ın Geylan şehrinde doğdu, 1166 (H. 561)da Bağdat'ta vefat etti. Kabri Bağdat'tadır.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
12  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkadir Ateş : 25 Kasım 2007, 04:10:26
Abdülkadir Ateş ( 1944)

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
13  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülhamit (2) : 25 Kasım 2007, 04:09:30
Abdülhamit(2)  ( 21.09.1842)- (10.02.1918)

Osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü ve İslam halifelerinin doksan dokuzuncusu.

Saltanatı: 1876-1908
Babası: Abdülmecid Han - Annesi: Tir-i Müjgan Sultan
Doğumu: 21 Eylül 1842 Vefatı: 10 Şubat 1918

Çok iyi bir tahsil görerek din ilimlerini ve Fransızcayı mükemmel bir şekilde öğrendi. Amcası Abdülaziz Han onu Mısır ve Avrupa seyahatlerinde yanında götürdü. Abdülaziz Han'ı tahttan indirip şehit ettiren, böylece Osmanlı Devleti'nde idareyi ele geçirin batı kuklası bazı paşalar, V. Murat'ın şuurunun bozulması üzerine, devlet işlerine karışmaması ve yalnız millet meclisinin çıkaracağı kanunlara göre hareket etmesi şartıyla, Abdülhamid Han'ı sultan ilan ettiler.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
14  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülhaluk Mehmet Çay : 25 Kasım 2007, 04:06:29
Abdülhaluk Mehmet Çay ( 1945)

İ
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
15  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülhakim Arvasi : 25 Kasım 2007, 04:06:06
Abdülhakim Arvasi ( 1865)- (1943)

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî (r. aleyh) Son asırda yetişen, zahir ve batın ilimlerinde kamil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir, büyük alim ve ruh bilgilerinin mütehassısı büyük veli. Allahü tealanın emir ve yasaklarını insanlara anlatan ve kendilerine Silsile-i aliyye adı verilen büyük alimlerin otuz dördüncüsüdür. Babası Seyyid Mustafa Efendidir. 1865 (H. 1281)te Van'ın Başkale kazasında doğdu. 1943 (H. 1362)te Ankara'da vefat etti. Kabirleri Ankara yakınındaki Bağlum kasabasındadır.

B
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
16  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülhak Molla : 25 Kasım 2007, 04:05:05
Abdülhak Molla ( 1786)- (1853)

Hekim ve şair. 1786 (H. 1201)da İstanbul�da doğdu. 1853 (H. 1270)te vefat etti. Devrinin meşhur şahsiyetlerinden olup, pekçok ilim ve fikir adamı yetiştirmiş bir aileye mensuptur. Babası Osmanlı Devletinde Divan-ı hümayun haceganlığı vazifesinde bulunan şairliği ile de meşhur Mehmed Emin Şükuhi Efendidir.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
ıştır.
17  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülaziz Han : 25 Kasım 2007, 04:04:20
Abdülaziz Han ( 08.02.1830)- (04.06.1876)

Osmanlı padişahlarının otuzikincisi ve İslam halifelerinin doksanyedincisi.

Saltanatı: 1861-1876
Babası: II. Mahmud Han- Annesi Pertevniyal Sultan
Doğumu: 8 Şubat 1830 Vefatı: 4 Haziran 1876

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
18  Ders Notları - Ödevler / A / Abdül Fettah Rauf : 25 Kasım 2007, 04:03:09
Abdül Fettah Rauf 1910-1963

HAKKINDA YAZILANLAR

Üsküp�te Abdül Fettah Rauf da Yaşadı
www.makturk.com 05.03.2006

�Önce yazdığı şiir havasını bir nebze de olsa soluyalım istedim hep beraber. Bu nedenle, �Haftanın Şiiri� köşesine, okuyabilme fırsatı bulduğum şiirlerinden, çok sevdiğim �Kuvvet ve Hak� şiirini gönderdim.
Abdül Fettah Rauf, bir dönemde, belli bir rejim tarafından örülen �ideolojik duvarı� aşamayan, bu nedenle de sınırlı sayıda kişinin, hakkında son derece sınırlı şeyler bildiği, önemli ve değerli aydınlarımızdan biri. Ancak onun daha geniş kitlelere tanıtılamamış olmasının faturasını, sadece, kendine rakip istemeyen bir ideolojiye, bu ideolojinin katı savunucusu bahse konu rejime çıkartmaya kalkmamalıyız. Bunda, 1945 yılından beri aydın geçinenlerimiz başta olmak üzere, hepimizin günahı vardır elbette.

Suat ENGÜLLÜ�nün Yazısı

Çocukluk anılarında, Abdül Fettah Rauf�un hayal meyal suretini bir andaç gibi saklayan �imtiyazlı kişilerden� biri olarak, aramızdan erken ayrılmasının Allah�ın takdiri olduğuna asla şüphem yok. Ancak böyle olmakla birlikte, keşke daha uzun yaşasaydı da, oturup kendisiyle şiir, şiiri, şiirimiz hakkında konuşabilseydim der dururum hâlâ. Tıpkı keşke kadri bilinseydi de şiirleri kitaplaştırılsaydı; tek tük şiirini okuyarak değil, şiir kitaplarını okuyarak tanıyabilseydik, tanıtabilseydik onu.dediğim gibi.

İnşallah bir gün bunu da görmüş, bu olanağa da kavuşmuş oluruz. O zamana kadar, ulaşabildiklerimizle yetinmekten başka bir seçeneğimiz yok. Tıpkı �Yedi İklim� dergisinde yayımlanan bu naçizane yazıyı yazarken, benim de, birkaç şiiri ve hakkında ulaşabildiğim çok aza bilgiye dayanarak yazmaktan başka bir seçeneğim olmadığı gibi.

Tarihçiler hak verir mi bilemem; ama ben diyorum ki Osmanlı devri, Rumeli�nin elden gidişiyle kapanmıştır. Kapanmasına kapanmıştır da, bu �felâketi� yaşayan, Balkan Savaşları�ndan beri devam eden (zaman zaman diner gibi görünen, fakat hep tekrar tekrar azan) trajediye maruz kalan, �Rumeli terk edilmez� diyenlerimiz, uzun bir süre daha bu acı gerçeği sineye çekememişlerdir. Geçen zaman içinde, Rumeli coğrafyası yeni baştan �şekillenmiş�, yeni yeni devletler ortaya çıkmış, farklı rejimler gelmiş geçmiştir, ama özellikle �Rumeli�nin göbeğinde� yer alan o �paylaşılamayan toprak parçası Makedonya� da, ezelden beri �evlâd-ı fatihan� olmanın gururunu gizlemeyen Türkler, Osmanlı�nın bıraktığı kültür mirasını yaşatmaya, bu önemli hazineye karınca kararınca bir şeyler daha katmaya uğraşıp durmuşlardır. Ülkeler arasındaki ilişkilerde daima �oynadıkları köprü rolüyle hatırlanan Türkler�, Makedonya Cumhuriyeti�nin Balkanlar�da bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkışına kadarki dönemde, Türkiye�den hiç yardım görmemelerine rağmen (oysa, iki sınır ötelerde büyük başarılara ulaşmalarını sağlayacak, eninde sonunda mutlaka geleceğine inandıkları bu yardıma öylesine umut bağlamışlardı ki sormayın), içinde bulundukları şartları ve sahip oldukları imkânları zorlayarak önemli işler de başarmışlardır. Hiç kuşkusuz bütün bu başarılanlar arasında, Balkan Savaşları�nın araya girmesiyle kesintiye uğrayan Makedonya Türk Edebiyatı�na tekrar hayatiyet verebilmiş olmaları başta gelmektedir.

Bugüne kadar hayatı, eserleri, yaratıcılığı hakkında herhangi bir çalışmanın maalesef yapılmadığı, iki dünya savaşı arasında neredeyse tek başına edebiyat mücadelesi verdiği bilinen Üsküp Rufaî Tekkesi�nin şeyhi Şeyh Saadeddin Efendi� nin son derece zor şartlar altında, büyük imkânsızlıklar içinde bir yere kadar getirebildiği yolun, İkinci Dünya Savaşı sonrasında doğan yeni şartlar ve imkânlar ortamında devamı sayılması gereken Makedonya Türk Edebiyatı, elli yıl gibi kısa bir süre içinde, kopmaz bir parçası olduğu Türk Edebiyatı� ndan �koparılmış� olarak gelişmiş olmasına rağmen, hiç mi hiç küçümsenemeyecek bir düzeyi yakalamıştır. 1943 yılının sonlarından itibaren bu topraklarda �hakimiyetini ilân eden� rejimin bağlı olduğu ideoloji ile belirlenen sınırlar olmasaydı ve 1950�li yıllarda ortaya çıkan ilk kuşak Makedonya Türk yazarları inanç ve düşünceleriyle doğal olarak belirlenen �ideolojik sınırın� ötesinde kalanları da �kurdukları edebiyat sofrasına� almaya biraz olsun gayret sarf etselerdi, Makedonya Türk Edebiyatı� nın ulaştığı nokta, muhakkak ki çok çok yukarılarda olurdu.

�İdeolojik sınırın� ötesinde kalan, Makedonya Türk yazarlarınınsa kendisini de aralarına katmaya herhangi bir teşebbüste bulunma zahmetine bile katlanmayı göze alamadıkları edebiyatçılardan biri ve hiç kuşkusuz en değerlisi, Üsküplü şair Abdül Fettah Rauf� tur.

Ne yalan söylemeli; elden gidişi, içimizde hep bir ukde olan Rumeli�yi, �Yüce Hak inayetisin bize / A güzel vatan, a şirin vatan / Atalar emanetisin bize / A güzel vatan, a şirin vatan� dizeleriyle anlamlı bir biçimde yücelten Abdül Fettah Rauf, 1910 yılında Üsküp�te dünyaya gelmiştir. Hacı İshak sülâlesindendir. Babası, Üsküp eşrafından Rauf Efendi, oğlunun iyi bir eğitim görüp yetişmesi için elinden geleni esirgememiştir. Fakat onu, kendi mesleği olan tüccarlığın dışında tutmuş, dönemin ünlü din âlimlerinden Ataullah Efendi�nin yanında yetişmesini sağlamıştır. Kendisi de okumaya ve ilme meraklı olan Abdül Fettah Rauf eğitimini müderrisliğe kadar sürdürmüştür.

Bir inanç ve fikir adamıdır. İki dünya savaşı arasında Makedonya�da zar zor yetişebilen, sayıları çok az olan aydın ve ulemanın önde gelenlerindendir. Kısa fakat onurlu yaşamı boyunca, inanç ve fikirlerinden taviz vermeye kesinlikle yanaşmamıştır. Aslında bir erdem sayılması gereken bu tavrına karşılık yüksek bir bedel ödemiştir. Öyle ki 1945 sonrası Yugoslav rejiminin gazabına uğrayan Makedonyalı Türk aydınlarından biri olmuştur. Rejim açısından �tehlikeli� görülen kimselerden kurtulmak için en olmadık suçların icat ve isnat edildiği bu dönemde, �rejim aleyhtarlığı� yaptığı gerekçesiyle tutuklanıp yargılanmıştır. Yedi yıl ağır hapis ve �cebri iş�, üç yıl siyaset yasağı cezasına çarptırılmıştır.

Abdül Fettah Rauf� un, �cani� damgasını yediği, ihanetle suçlandığı ve �İslâm camiasındaki mevkilerini suiistimal ederek halkın ve devletin aleyhine� faaliyette bulunmak suçundan hüküm giydiği sıralarda, Makedonya�da, illegal �Yücel� Teşkilâtı da ortaya çıkarılmıştı. Makedonya Türklerinin ulusal ve dinî hak ve özgürlüklerinin savunulması mücadelesini veren �Yücel� Teşkilâtı� nın �beyni olduğu(?)� söylenen �El Azhar� mezunu Şuayip Aziz teyzesi oğludur. Ancak, Abdül fettah Rauf� un �Yücel� Teşkilâtı içinde faaliyette bulunduğuna dair herhangi bir bulgu yoktur.

Birbirini izleyen bu olayların asıl amacı, Makedonya Türkleri arasında ulusal ve dinî liderliğe yükselebilecek, insanların sevgi ve saygısını kazanmış kişilerin saf dışı bırakılması, geniş halk kitlelerinin, gözdağı verilmek suretiyle sindirilmesinin sağlanmasıydı.

Hapiste, özellikle �taş kırmaya� gönderildiği Doboy�da (Bosna Hersek) geçirdiği yıllar, sağlığının bir hayli bozulmasına sebep olmuş, bedenen çökmesine yol açmıştı. Gerçi 1954 yılında hapisten çıkmıştı ama izlenmeye devam edilmişti. Uzun zaman işsiz bırakılmış, müderris olmasına rağmen, müezzinlik yapmasına bile izin verilmeyip son derece mağdur edilmişti. Hayatının son yıllarında Makedonya Devlet Arşivi�nde işe alınmıştı.

Üsküp�te yaşayan bizim kuşağın çocukluk anılarına bir kâbus gibi yerleşen 1963 yer sarsıntısından kısa bir süre önce Tanrı�nın rahmetine kavuşan Abdül fettah Rauf�u tanıyanların, anımsayanların sayısı pek fazla değildir herhalde günümüzde. Çoğu anıları silen, çoğunu âdeta kalın bir sis tabakasıyla örten koca bir otuz yıl geçti çünkü ölümü üzerinden.

Uğradığı akıl almaz iftiralara ve bu iftiraların sonucu olan haksızlıklara rağmen, Abdül fettah Rauf, 1945 sonrası dönemde aynı ya da benzer kaderi paylaştığı Makedonyalı aydın hemşerilerinin çoğundan şanslı sayılır yine de. Bütün suçları vaat edilen, kısmen tanınan ulusal ve dinî hak ve özgürlüklerin gereğince yerine getirilmesinin savunuculuğunu yapmak olan bu aydınların çoğu, verdikleri değerli mücadele dışında, artlarında başka bir iz bırakamazken, Abdül fettah Rauf, kaleme alınmalarının üzerinden onca yıl geçmiş olmasına rağmen, ne yazık henüz değerlendirilememiş, bir an önce değerlendirilmeyi bekleyen defterler dolusu şiirler bırakmıştır.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
19  Ders Notları - Ödevler / A / Abdurrahman Nafiz Gürman : 25 Kasım 2007, 04:02:26
Abdurrahman Nafiz Gürman ( 1882)- (06.02.1966)
10 Haziran 1949 - 6 Haziran 1950

Orgeneral GÜRMAN; 1882 yılında Bodrum'da doğdu. 1903 yılında Teğmen rütbesi ile Harp Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği Harp Akademisi'ni 1906 yılında bitirerek Kurmay oldu. Çeşitli birliklerde
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
20  Ders Notları - Ödevler / A / Abdurrahman Şen : 25 Kasım 2007, 04:01:23
Abdurrahman Şen

Sivas�ın Hafik kazasında 01.08.1955�te doğdu. 1958�de ailesinin göç ettiği İstanbul�da Fatih İlk Okulu�nu bitirdi. Daha sonra sırasıyla; Düzce İmam Hatip Okulu, İstanbul İmam Hatip Okulu ve Zeytinburnu Akşam Lisesi�nde okudu� Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü�nde tamamladı. Gazeteciliğe profesyonel olarak 1978�de Yenidevir Gazetesi�nde başladı. �Cemre� ve � Beyazsanat� isimli dergileri yayınladı. Hâlen �SARMAŞIK Kültür� isimli kültür sanat dergisinin yayınını yönetiyor. Bulvar Gazetesi�nde 3 yıl kadar çalıştı. Zaman Gazetesi�nde; Haber Müdürü, Kültür Sanat Sayfası Sorumlusu, Spor Sayfası Şefi olarak çalıştı, köşe yazarlığı yaptı. Ortadoğu Gazetesi�nde kısa bir süre çalıştıktan sonra 23 Aralık 1993/ 23 Aralık 2003 tarihleri arasında tam 10 yıl Yeniasya Gazetesi�nde �Cemre� başlığı altında kültür sanat ağırlıklı olarak günlük köşe yazarlığı yaptı. Şimdilerde aynı gazetede haftada bir gün yazılarını sürdürüyor. Beyoğlu Belediyesi�nde 1995 Haziran ayından, 2004 Aralık sonuna kadar kültür sanat konularında başkan danışmanlığı yaptı. Bu süre zarfında, birçoğu �ilk� olma özelliği taşıyan çeşitli etkinliklere imza attı. �Cemre- (1990)�, �Hilal�i Beklerken-(1992)� ve �Renk Renk Sinema-(1996)/ genişletilmiş 2. baskı- (2001)� ve �Son Sultanü�ş Şuara Necip Fazıl� (2005) ile �İstiklâl Marşı Ve Mehmet Âkif Ersoy� (2006-derleme) isimli yayınlanmış 5 kitabı bulunuyor. TC Kültür Bakanlığı�nın, � Türk Kültürü�ne Hizmet Özel Ödülü�nü aldı (1995). Evli ve bir çocuk babasıdır. Çeşitli kültür kuruluşlarında; kurucu başkanlık, başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. Ağustos 2004�de, doğduğu ilçe olan Hafik�te bir kütüphane oluşturulması için 3500 kitabını bağışladı. Yıl içerisinde yapılan kültür merkezi ve içindeki kitaplık, 5 Eylül 2005 tarihinde yapılan bir törenle hizmete sokuldu.


SARMAŞIK SAYI 10, SOOON!
Abdurrahman Şen
www.sanatalemi.net

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
21  Ders Notları - Ödevler / A / Abdurrahman Keskiner : 25 Kasım 2007, 04:00:25
Abdurrahman Keskiner ( 1941)

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
22  Ders Notları - Ödevler / A / Abdurrahman Dilipak : 25 Kasım 2007, 03:59:46
Abdurrahman Dilipak ( 1949)

1949 Haruniye (daha önce Adanaya bağlı iken bu gün Osmaniyeye bağlı bir ilçe ve yeni adı: Düziçi) de doğdu. Annesinin adı: Fatma Pakize (Aksay), Baba adı Ali; 1 Aralık 1975 de Ankara'da, Asiye (Turgut) la evlendi. Çocukları Ali Osman(1976), Ahmet Taha(1981), Fatma Zehra(1983), Ahsen Büşra(1993).

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
23  Ders Notları - Ödevler / A / Abdurrahman Avtorhan : 25 Kasım 2007, 03:59:21
Abdurrahman Avtorhan ( 1908)

Siyasi bilimler profesörü, yazar. 1908 yılında Çeçen Cumhuriyeti'nde Grozni'de doğdu. Stalin zorbalığına karşı cephe alan binlerce Kafkasya'lı gibi o da İkinci Dünya Savaşı yıllarında yurdunu terk etmek zorunda kaldı.

Savaş sırasında Berlin'de "Kuzey Kafkasya Milli Komitesi" ve "Kuzey Kafkasya Lejyonu"nun organı olarak Rusça ve K.Kafkas dilleriyle yayımlanan "Gazavat" adlı gazetenin redaktörlüğünü yaptı. 1951-54 yıllarında Münih'te Rusça-Türkçe olarak" Svobodniy Kavkaz-Serbest Kafkasya" dergisini yayımladı.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
24  Ders Notları - Ödevler / A / Abdurrahim Karakoç : 25 Kasım 2007, 03:58:47
Abdurrahim Karakoç ( 1932)

1932 yılında Kahramanmaraş�ın Elbistan ilçesinde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra köyünde bir süre marangozluk yaptı. Daha sonra belediyede muhasebeci olarak çalıştı. Şimdilerde politikayla uğraşmakta ve bir günlük gazetede köşe yazıları yazmaktadır. Günümüz âşık tarzı şiirin büyük ustalarındandır. Şiirleri değişik gazete ve dergilerde yayınlandı.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
25  Ders Notları - Ödevler / A / Abdulvahap Kara : 25 Kasım 2007, 03:55:49
Abdulvahap Kara ( 19.11.1961)

19.11.1961�de Istanbul�da doğan Yard. Doç. Dr. Abdulvahap Kara, Zeytinburnu Gazipaşa İlkokulu, Abdülhak Hamit Ortaokulu ve Yeşilköy Ticaret Lisesini bitirdikten sonra, 1982�de Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Yüksek Teknisyenliği bölümünden mezun oldu. 1982-1985 Yeşilköy Atatürk Havalimanı Elektronik bölümünde görev yapan Kara, 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünü bitirdi. 1987-1988 arasında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünde görev yaptıktan sonra, Almanya�nın Münih şehrinde bulunan Hürriyet Radyosu�na giderek, burada 1988-1995 yıllarında Kazak Türkçesi yayınlarda editör olarak çalıştı.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
26  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Revaha : 25 Kasım 2007, 03:52:46
Abdullah bin Revaha

HAKKINDA YAZILANLAR

Şiir silah olunca... Abdullah bin Revâha
İrfan Özfatura bilgi@tg.com.tr
Türkiye 16 Şubat 2004

Fahr-i âlem�in İslâmı tebliğ ettiği yıllarda yörenin bütün gençleri şiir yazar. Ama Abdullah çok farklıdır, Hicaz gibi şair kaynayan bir diyarda öne çıkar, unutulmaz beytlere imza atar. Her edip gibi o da söylenmeyen sözleri söylemeye, yazılmayan mısraları yazmaya bakar, taaa ki... Ta ki Kur�an-ı kerimle tanışıncaya kadar.
Hani altının kıymetini sarraf bilir derler ya, ayet-i kerimeleri görünce şairliğinden utanır, karalamalarını yırtar atar. Şimdi yapılacak tek şey vardır, Allah�ın Resulünü bulmak ve ona teslim olmak.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
27  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullâh Zübeyr : 25 Kasım 2007, 03:51:26
Abdullâh Zübeyr

Zübeyr bin Avvâmın oğludur. Annesi Esmâ binti Ebî Bekr Sıddîkdır. Hicretden yirmi ay sonra tevellüd etdi. İsmini Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" koydu ve düâ etdi. Cesûr, kuvvetli, kahraman idi.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
28  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullâh Abbâs : 25 Kasım 2007, 03:45:42
Abdullâh b. Abbâs

Resûlullahın amcası Abbâsın oğlu olup, çok âlim idi. Annesi Lübâde, Hâlid bin Velîdin teyzesi idi.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
29  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Tütüncü : 25 Kasım 2007, 03:45:12
Abdullah Tütüncü

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
30  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Öcalan Terörist Başı : 25 Kasım 2007, 03:43:43
Abdullah Öcalan ( 1948)-KÖPEK

Abdullah Öcalan 1948 yılında Şanlıurfa'da dünyaya geldi. 7 Kasım 1978 tarihinde terör örgütü ***'yı kurdu. Kısa bir süre sonra Suriye'ye geçen Abdullah Öcalan, örgütün kanlı eylemlerini buradan yönetmeye başladı. Kandırdığı gençler bölücü terör örgütü adına eylem yaparken, Öcalan savaş alanına hiç inmeden oturduğu yerde rahat bir yaşam sürdü.Türkiye'nin ısrarlı takibi sonucu Suriye, Öcalan'ı topraklarından çıkarmak zorunda kaldı. Suriye'den Rusya'ya, oradan İtalya'ya geçen Öcalan İtalyan Hükümeti tarafından da ülkeden çıkarılınca kendisine sığınacak yer aramaya başladı. Yunanistan Hükümeti, kuruluşundan beri destek verdiği ***'nın liderini Kenya Büyükelçiliği'nde saklamaya karar verdi.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
31  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Eker : 25 Kasım 2007, 03:40:43
Abdullah Eker ( 1915)- (1985)

1915 Kavak doğumlu.Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda bulundu.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
32  Ders Notları - Ödevler / A / Abdullah Baştürk : 25 Kasım 2007, 03:40:13
Abdullah Baştürk ( 1929)

1929'da Yalova'da doğan Baştürk gençlik yıllarından itibaren değişik işkollarında ça1ıştıktan sonra İstanbul Belediyesi'ne sıhhi tesisatçı olarak girdi. Sendikacılığa 1962'de İstanbu1 Belediyesi Fen İşleri Sendikası'nın genel sekreterliğine seçilerek başlayan Baştürk bir süre sonra Türk-İş'e bağlı Genel-İş sendikasının başkanı oldu. Dönemin siyasİ ortamı içinde Türk-İş'in mücadele tarzını yetersiz bulan Baştürk, "partiler üstü politikaya hayır" sloganıyla Türk-İş içinde muhalefet bayrağı açtı. 140.000 üyesiyle Türkiye'nin en büyük sendikası olan Genel-İş'in bu dönemde Türk-İş'ten kopmasına ve 1976�da DİSK'e katılmasına öncülük etti; 1977 yılında da DİSK genel başkanlığına seçildi. 12 Eylül 1980�den sonra tutuklanarak 4 yıl cezaevinde kaldı. DİSK davasından önce 10. yıl mahkumiyet alan Baştürk, daha sonra Askeri Yargıtay'ın DİSK'in kapatılma kararını kaldırmasıyla konfederasyonu tekrar örgütlemeye çalıştı.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
33  Ders Notları - Ödevler / A / Ynt:Abdullah Abdurrahman : 25 Kasım 2007, 03:39:44
     

Abdullah Abdurrahman ( 1913)- (16.01.1980)
Albay Abdullah ABDURRAHMAN, 1913 tarihinde Kerkük�te doğmuştur. Öğrenimini burada tamamladıktan sonra Bağdat�a gitmiştir. Burada Bağdat Harb Okulu�na girdi. Harb Okulu�nu başarı ile tamamladıktan sonra 1941 yılında İngilizlere karşı olan milli harekette yer aldı. Daha sonra 1948 yılında büyük Türk Generali Mustafa Ragıp ve Ömer Ali Paşalar'la birlikte başarılı bir şekilde Filistin�i kurtarma harekatına katılmıştır. 1958 yılında Irak�ta Krallığa karşı yapılan ihtilalden sonra Kerkük İkinci Tümen Komutan Yardımcılığı görevinde bulunmuştur.

19 Temmuz 1959 yılında yapılan Kerkük Katliamından şans eseri kurtulmuş ve Bağdat�a giderek, burada Irak�ta o zamanki devrimi yapan devrim komuta konseyi başkanı General Abdulkerim Kasım ile görüşerek, kendilerine Kerkük�teki olayları haber vermiştir. Bunun üzerine General Kasım Kerkük�e olayları bastırmak ve ortamı sakinleştirmek için bir ordu göndermiştir. Böylece Albay Abdullah Abdurrahman bu davranışıyla Kerkük�ü daha büyük bir katliamdan ve felaketten kurtarmıştır. Bu davranışı ile Albay Abdullah Abdurrahman Türkmenlerin büyük bir minnettarlığını ve sevgisini kazanmıştır.

Emekli olan Albay Abdullah Abdurrahman, 1960 yılında kurulan Türkmen Kardaşlık Ocağı�nın 1964-73, 1973-76 tarihleri arasında aralıksız olarak tam 12 yıl başkanlığını yürütmüştür. Başkanlık yaptığı zaman zarfı içerisinde diğer arkadaşları ile birlikte Türkmen köy, kasaba ve şehirleri dolaşmış, buralardaki Türkmenlerin meseleleri ile yakından ilgilenmiştir. İnsanları için elinden gelen her türlü çalışmayı yapmıştır. Türkmen halkı için başkanı olduğu Kardaşlık Ocağı vasıtası ile her türlü manevi, maddi; gerek kültürel gerekse sosyal yardımı yaparak, insanların bilinçlendirilmesinde önemli bir rol oynamıştır.Türkmen milli davasını insanlara anlatarak insanların yarınlarına daha iyi bakmalarını sağlamıştır. Böyle yapılan davranışlarla Türkmen halkı içindeki haklı yerini almıştır.

Albay Abdullah Abdurrahman milliyetçi, mert, cesur ve vatanını, milli davasını, toprağını ve milletini seven birisiydi.

Baas Partisi�nin Irak Türkleri�ne karşı güttüğü yok etme ve sindirme politikası sebebiyle Albay, 1976 yılında, Türkmen Kardaşlık Ocağı başkanı iken, rejim tarafından usulsüz bir şekilde Ocak�tan uzaklaştırılmıştır. 1979 yılında tutuklanmıştır. Çeşitli işkencelere tabi tutulduktan sonra diğer dava arkadaşları ile birlikte 16 Ocak 1980 tarihinde 65 yaşını geçmiş olmasına rağmen idam edilerek şehadet mertebesine ulaşmıştır.
34  Ders Notları - Ödevler / A / Abdulaziz Muhammed Avadallah : 25 Kasım 2007, 03:38:57
Abdulaziz Muhammed  Avadallah

HAKKINDA YAZILANLAR

MISIR'LI TÜRKOLOGLAR İLK KEZ TÜRKİYE'DE
Zaman 25 Aralık 2006

30 yıllık akademik hayatları boyunca binlerce öğrenciye Türkçe öğreten Mısırlı iki Türkolog, Türkiye'yi ilk kez gördü.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
35  Ders Notları - Ödevler / A / Abdi İpekçi : 25 Kasım 2007, 03:38:25
Abdi İpekçi ( 1929)- (01.02.1979)

1929 senesinde İstanbul�da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra GALATASARAY Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
36  Ders Notları - Ödevler / A / Abbas Sayar : 25 Kasım 2007, 03:38:04
Abbas Sayar ( 21.03.1923)- (12.08.1999)

21 Mart 1923'te Yozgat'ta doğdu. Liseyi (1941) Yozgat'ta bitirdi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle üniversiteye gidemedi. Kısa süreli memurluktan sonra yedeksubay oldu. 1945'te İstanbul'da evlendi. Dört sömestr Türkoloji öğrenimi yaptı.

1947'de İstanbul'da, onbeş günde bir çıkardığı gazeteyi, matbaa kurarak Yozgat'ta yayınlamaya devam etti.Politikaya girdi, bir süre sonra politikanın çıkar kavgalarına ayak uyduramayan Sayar 1957'de politikadan el etek çekti.Şiir yazmayı sürdürürken, roman yazmaya başladı.1970'te Yılkı Atı romanıyla ismini edebiyat dünyasına duyurdu.

1923 yılında Yozgat�ta dünyaya gelen, hayatının bir bölümünü orada geçirip 1999 yılında vefat ettikten sonra yine o topraklara dönen Abbas Sayar�ın romanları ve hikayeleri de Orta Anadolu insanının hayatını anlatır. Abbas Sayar�ın hayatı, romanlarındaki hayatlara benzer, ya da o, romanlarını kendi hayatından aldığı ilhamla yazmıştır. Kitaplarındaki kahramanların hiç uzağına düşmeyen, onlar gibi yaşayıp onları yazan Sayar�ın karşısına çıkan ilk engel, Anadolu�nun bağrından kopup İstanbul�a gelenleri şehir kapısında bekleyen şeydir: parasızlık... Sayar, maddi olanaksızlıklar yüzünden geç girdiği üniversiteyi yine yine bu nedenden dolayı bitiremez. Üstelik, düşlerindeki okuldur bırakıp gitmek zorunda kaldığı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü... Üniversite öğrenimi, hayatında yarım kalan tek şeydir, ardında bıraktığı ve derlenmeyi bekleyen şiirleri sayılmazsa... Gazete bayiliğiyle işe başlayıp Bozlak adıyla bir kültür ve sanat gazetesi çıkaran, edebiyat fakültesinde okuyamamış olsa da şiirler yazarak edebiyat dünyasına giren Sayar, adını 1970 yılında TRT Sanat Ödülleri Yarışması�nda derece alan ilk romanı Yılkı Atı�yla duyurdu.Yılkı Atı,TRT Roman Başarı Ödülünü (1971) kazandı. O yıllarda bir �edebiyat olayı� olarak nitelendirilen bu romanın ardından gelen Çelo (1972) romanı 1973 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü�nü, Can Şenliği (1974) romanı ise 1975 Madaralı Roman Ödülü�nü getirdi Sayar�a. Yozgat�ta bir dönem de çiftçilik yapan yazar, ömrünün son yıllarını Ayvalık�ta resim yaparak, roman ve şiir yazarak geçirdi. Abbas Sayar�ın kitapları daha önce E ve Can Yayınları�ndan çıkmıştı.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
37  Ders Notları - Ödevler / A / Abaka Han : 25 Kasım 2007, 03:37:07
Abaka Han ( 28.08.1233)- (09.09.1281)

İran-İlhanlı Devletinin ikinci hükümdarı. Zulmü ile meşhur olan Hülagu�nun oğlu. 1234 senesinde doğdu.Dedesi Cengiz Han ve babası Hülagu gibi kan dökücü ve zalim bir kimse olan Abaka Hanın çocukluğu ve gençliği, doğduğu yer olan Moğolistan�da geçti. 1256 senesinde, babasıyla birlikte İran�a geldi. Hülagu�nun 1258 senesinde Bağdat�ı yakıp-yıktığı ve sekiz yüz binden fazla müslümanı katlettiği sırada, onunla beraber bulundu. Babasının ölümü üzerine, hanedan temsilcileri tarafından hükümdarlığa seçildi. Hülagu, Bizans İmparatorunun kızını istemişti. Fakat kız yolda iken, Hülagu öldü. Abaka Han babasının yerine bu kızla evlendi.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
38  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkerim Mahdum : 25 Kasım 2007, 03:36:11
Abdülkerim Mahdum

1942 Yılında Afganistan�ın Cevizcan Vilayeti Kızlayak Kasabasında dünyaya geldi.
İlk ve Orta okul eğitimini Kızılayak'ta tamamlayan Abdulkerim Mahdum, babası Seracettin Mahdum tarafından özel olarak eğitilmiştir.
Babasını 14 yaşında kaybeden Abdulkerim, aile yönetimini küçük yaşta devralmıştır.
Afganistan�ın kuzeyinde bulunan Türk halkının ileri gelenleri ile bu yaşlarda tanışan ve o dönemden itibaren kendisini göstermeye başlayan Abdulkerim Mahdum, halkın ve ileri gelenlerinde büyük ısrarı sonucu 1968 yılında milletvekili seçilir.

Başkent Kabil�de Afgan Parlamentosuna giren Mahdum, Afganistan�da en genç milletvekili unvanına sahip olur.

26 yaşında meclise giren Abdulkirem Mahdum, Afganistan�da hiçbir boy gözetmeksizin tüm Türk milletine eksiksiz hizmet vermeye çalışmıştır.
Milletvekilliği döneminde, aileler arasındaki sıcak diyaloglarının da elvermesiyle Afgan Kralı Zahirşah�a en yakın şahıslardan biri olarak biliniyordu.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
39  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkadir Özcan : 25 Kasım 2007, 03:34:56
Abdülkadir Özcan ( 30.05.1948)

30 Mayıs 1948 tarihinde Milas'da doğdu.
1972 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini "Şeyhî Mehmed Efendi-Vekayiü'l-fudalâ" adlı lisans teziyle bitirdi.
1974-1977 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi'nde memur olarak çalıştı.
1977'de asistanlık imtihanını başararak doktora çalışmalarını Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Anabilim Dalı'nda sürdürdü. " Defterdar Sarı Mehmed Paşa, Zübde-i Vekayiât, Tahlil ve Metin" adlı çalışmasıyla 6 Mayıs 1980 tarihinde doktor ünvanını aldı, 1983 yılında yardımcı doçent oldu.
1986-1987 eğitim-öğretim yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde öğretim üyeliği yaptı.
2 Kasım 1987 tarihinde doçent oldu.
1988-89 öğretim yılı başında Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'ne nakloldu ve burada bir dönem dekan yardımcılığı yaptı.
Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
40  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkadir İnan : 25 Kasım 2007, 03:33:23
Abdülkadir İnan ( 1889)

Kültür tarihimize devlet kuruculuğundan ve istiklâl mücâhidliğinden önce dilbilimci, tarihçi ve halkbilimci olarak geçmiştir. Başkurdistan�ın Çıgay köyünde 1889�da doğmuş ve 1980�lerde Ankara�da ölmüştür. Sağlığında yalnızca beş eseri yayınlanmıştır. Ölümüne yakın günlerde üç bine yakın makalesinden seçmeler yapılarak yayına hazırlanmış ve ilk cildi yayınlanmıştır. Ölümünden sonraki yıllarda da ikinci cildi yayınlanmıştır. Bunlar bin sahifeye yaklaşan hacmı yanında muhtevası ile de Türk milletinin esas ve temel kaynaklarını araştıran, tetkik eden, yorumlayan yazılmamış ve yazılamayacak kadar derin ve tarihî malzemenin yorumları idi.
Başkurt Türklerinden olan Abdülkadir İnan böylece büyük bir Türk kültür tarihçisi durumundadır. Rusya�nın Çarlık döneminde Troyitsk�de Resuliye ve Yüksek Öğretmen Okulu�nda öğrenim görmüştü (1914). Resuliye Okulu Müdürü Abdurrahman Resuli ve Rusya Türkleri�nin ünlü yazarı, MUALLİM dergisi yayımcısı Hasan Ali Efendi�nin özendirmesi ile Türk folkloru konusunda çalışmaya başladı. Öğretmenlik görevini sürdürmeye başladığı sıralarda bu konuda geniş bir zamana ve imkâna da kavuşmuştur (1915-1923).

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
41  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkadir Geylani : 25 Kasım 2007, 03:32:28
Abdülkadir Geylani

Türkiye Gazetesi 4 Ekim 2003

Hicri 471... Remazanın son günleri... Geylân�a bir kara kış çöker ki sormayın.
Ortalık nasıl sis, nasıl duman?
Bırakın hilali, gök bulunmaz. İyi de Şevval girmiş midir acaba?
Öyle ya Ramazan oruçsuz olmaz, bayram oruçlu olmaz
Ulema çare düşünürken biri �durun� der �ben bu işi çözdüm galiba.� Derhal hanımını Ümmül Hayr diye anılan Seyyide Fatıma�ya yollar. Seyyide Fatıma nurlu bebeğini emzirmeye yeltenir ama çocuk huzursuz olur, ağzını saklar. Fatıma Hatun �Siz orucunuzu tutmaya devam edin� der, �eğer Ramazan çıkmış olaydı, Abdülkadir emmeye başlardı.�

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
42  Ders Notları - Ödevler / A / Abdülkadir Aksu : 25 Kasım 2007, 03:31:00
Abdülkadir Aksu ( 1944)

İstanbul Milletvekili-AKP

DİYARBAKIR -1944, Muzaffer, Vedia - Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi - Almanca - Mülki İdare Amiri, Vali - Kaymakam, Malatya Emniyet Müdürü, Kahramanmaraş Vali Vekili, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Rize Valisi ve Belediye Başkanı, Merkez ve Gaziantep Valisi - XVIII, XX nci Dönem Diyarbakır Milletvekili - İçişleri, Devlet Eski Bakanı - Evli, 2 Çocuk.

Konunun devamı sadece kayıtlı kullanıcılara görünür.
Giriş yapınız: Giriş Ya da buradan Üye Olunuz Cafein Forumları Üyeliği Ücretsizdir.
43  Cafein Ailesi / Tanışalım / Merhabalar ben barış : 24 Kasım 2007, 02:08:00
Herkese selamlar ödev ağırlıklı bir forum sanıyorum çok işime yarayacaktır. Ben barış Bursa' da oturuyorum. Yarışmacı arkadaşların gayretlerini izlemekten kıvanç duyarım. Smiley
44  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / Ynt:Yeni İlk Okul Fişleri : 24 Kasım 2007, 02:05:38
Çok güzeller teşekkürler.
Sayfa: [1]
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47
||| Sitemap 2|| Arsiv|| XML|| Wap|| Wap2|| Wap Forum|| Rss||| Tema Yapımcısı panic
eXTReMe Tracker