Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

9185 Mesaj 4719 Konu- Gönderen: 1478 Üye - Son üye: guil

09 Ocak 2009, 12:43:26
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2
1  İnternet / Web Siteleri / E tipi tır ve otobüslere ilgi duyanlar i : 24 Ocak 2008, 22:27:56
www.hardtrucktr.com

 güzel bi site arkadaslar ama bu tpi araclara ilgisi olmayanalara göre değil...
2  Resim - Fotoğraf / Amatör Fotoğrafçılık / Amatörlüğe devam! :) : 24 Ocak 2008, 22:25:03

İstanbul'um

3  Resim - Fotoğraf / Amatör Fotoğrafçılık / Amatörlüğe devam! :) : 24 Ocak 2008, 22:19:42
4  Kültür-Sanat / Ünlü Şairlerden / İstanbu'u dinliyorum (orhan veli kanık) : 24 Ocak 2008, 22:13:12


İSTANBUL�U DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarsı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.
5  Kültür-Sanat / Ünlü Şairlerden / 35 Yaş (cahit sıtkı tarancı) : 24 Ocak 2008, 22:12:15

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.


Cahit Sıtkı Tarancı
6  Kültür-Sanat / Ünlü Şairlerden / Bir garip duygu (nazım hikmet) : 24 Ocak 2008, 22:11:28
Mürdüm eriği
çiçek açmıştır.
� ilkönce zerdali çiçek açar
mürdüm en sonra �
Sevgilim,
çimenin üzerine
diz üstü oturalım
karşı-be-karşı.
Hava lezzetli ve aydınlık
� fakat iyice ısınmadı daha �
çağlanın kabuğu
yemyeşil tüylüdür
henüz yumuşacık...
Bahtiyarız
yaşayabildiğimiz için.
Herhalde çoktan öldürülmüştük
sen Londra'da olsaydın
ben Tobruk'ta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut...
Sevgilim,
ellerini koy dizlerine
� bileklerin kalın ve beyaz �
sol avucunu çevir :
gün ışığı avucunun içindedir
kayısı gibi...
Dünkü hava akınında ölenlerin
yüz kadarı beş yaşından aşağı,
yirmi dördü emzikte...
Sevgilim,
nar tanesinin rengine bayılırım
� nar tanesi, nur tanesi �
kavunda ıtrı severim
mayhoşluğu erikte ..........»

........ yağmurlu bir gün
yemişlerden ve senden uzak
� daha bir tek ağaç bahar açmadı
kar yağması ihtimali bile var �
Bursa cezaevinde
acayip bir duyguya kapılarak
ve kahredici bir öfke içinde
inadıma yazıyorum bunları,
kendime ve sevgili insanlarıma inat.
7  Kültür-Sanat / Ünlü Şairlerden / Mona rosa (sezai karakoç) : 24 Ocak 2008, 22:10:20
MONA ROSA


Mona Rosa  siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah senin yüzünden kana batacak
Mona Rosa siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Rosa bugün ben de bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
 
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Rosa seni görmemeliyim
Bir bakışın  ölmem için yetecek
Anla Mona Rosa ben bir öteliyim
Açma pencereni perdeleri çek

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Ben de çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatır her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mum ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat on ikidir, söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
   


Akşamları gelir incir kuşları
Konarlar bahçemin incirlerine
Kiminin rengi ak, kiminin sarı
Ah beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O sakin bakışlar bir su kenarında
Ki ben Mona Rosa bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle bir saza
En güzel türküyü bir kuşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa

Artık anla beni muhacir kızı
Anla ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı etrafımı
Artık anla beni muhacir kızı

Yağmurdan sonra büyürmüş başak
Meyveler sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurdan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler, o korkulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir gülümsemene
Bir tüy ki kapalı geceye güne
Altın bilezikler, o korkulu ten

Mona Rosa siyah güller, ak güller
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah senin yüzünden kana batacak
Mona Rosa siyah güller, ak güller
8  Kültür-Sanat / Ünlü Şairlerden / Ben sana mecburum (atilla ilhan) : 24 Ocak 2008, 22:09:33

BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam  ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran  da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız   fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.
9  Ders Notları - Ödevler / Bilgisayar / Bilgisayarın tüm tarihi!!!! : 24 Ocak 2008, 22:08:02
BİLGİSAYARLAR ve TARİHİ GELİŞİMİ

İnsanlar, her an gelişme ve kendini yenileme eğillmindedirler. Bu gelişme ve kendini yenileme süreci içerisinde,zamanlarının çoğunu düşünmeye, araştırmaya ve uygulamaya ayırmak zorundadırlar. Sıkıcı ve uzun hesaplamalar, araştırmacının verimini düşürmekte, gelişmeleri geciktirmektedir. Her araştırmacı bu engelden kurtulmak, sıkıcılığı ve zaman kaybını önlemek için çabalar harcamıştır. Harcanan. bu çabalar BİLGİSAYAR teknolojisini doğurmuştur.

Bilgisayar Tarihine Kısa Bakış

        İlk bilgisayarın; Bundan yaklaşık olarak 5000 yıl önce Asya’da ortaya çıkan bugün de hala ilkokul sıralarında da olsa kullanılan abaküs olduğu düşünülebilir. Fakat daha sonra kağıt ve kalemin yaygınlaşması ile abaküs önemini kaybetmeye başladı.

        1642 yıllarında , Fransız bir vergi tahsildarının oğlu olan 18 yaşındaki Blaise Pascal (1623-1662), babasına işine yarayacak Pascalin adında bir tip hesap makinası geliştirdi. Bu araç 10 tabanına göre işlemlerde başarı ile kullanıldı. pascalinin dezavantajı toplama işlemi ile sınırlı olmasıydı.

        1694 yılında alman matematikçisi ve filozofu olan Gottfried Wilhem von Leibniz (1646-1716), çarpma işlemlerinde de kullanılabilecek pascalini yapmayı başardı. Daha sonra bir fransız olan Charles Xavier Thomas de Colmar dört temel matematiksel işlemi (toplama, çıkartma, çarpma ve bölme) yapan cihazı yapmayı başardı.

        Bilgisayar tarihinin gerçek başlangıcı ise bugün İngiliz bir matematik profösörü olan , Charles Babbage (1791-1871) ile başlar. 1812 de Babbage makinalar ile matematik arasındaki doğal uyuma dikkat çekti. Makinalar hata yapmaksızın görevlerini tekrarlayan cihazlardır. Matematikte ise; özellikle matematiksel tabloların üretilmesi basit adımların tekrarlanması ile gerçekleşir. Problem matematiğin ihtiyacına göre makinaların olayın uygulanabilmesiydi. 1822 de bu problemin çözülmesi için Babbage’in ilk adımı Difransiyel eşitliklerin çözümü için Farklar Makinası (Difference Engine) denilen bir makina önerdi.

        Lokomotif gibi büyük ve buhar gücüyle çalışan makina bir programa sahip olacak hesaplamaları yaptıktan sonra sonuçları otomatik olarak yazabilecekti. 10 yıl bu makina için çalışan Babbage aniden ilk düşüncesinden hareketle Analitik Makina (Analytical Machine) ismini kullandı. Bugünün standartlarına göre çok ilkel olan Babbage’nin buhar güçlü bilgisayarı sonuçta asla yapılmadı.


Modern Bilgisayarlar

Birinci Nesil Bilgisayarlar (1945-1956)


        İkinci dünya savaşının başlaması ile, yönetimler bilgisayarların potansiyel stratejik önemi nedeniyle bilgisayar araştırmalarını iyice arttırdılar. 1941 de Alman mühendis Konrad Zuse uçak ve roketler için Z3 olarak adlandırılan bir bilgisayar geliştirdi. Müttefik kuvvetler daha güçlü bilgisayarlar için çalışmaya başladılar.

        1944 de ingilizler almanların mesajlarını çözebilmek için Colossus adlı gizli kodları kırmayı başaran bilgisayarı dizayn ettiler. IBM ile çalışan Howard H. Aiken (1900-1973), 1944 de tamamen elektronik hesap makinasını üretti. Kısaca Mark I olarak adlandırlan makina elektronik rolelerden oluşmuş bir cihazdı. Mekanik parçaları hareket ettirmek için elektromagnetik sinyaller kullanılmıştı. Makina yavaştı çünkü tek hesaplama 3-5 saniye alıyordu ve ard arda gelen hesaplamalar sırasında herhangi bir şey değiştirilemiyordu. Fakat daha kompleks eşitliklerin üstesinden gelebiliyordu.

        Savaş nedeniyle gelişmiş diğer bir bilgisayar, Amerikan hükümeti ve Pennsylvania Universitesi ortaklığı ile ortaya çıkmış olan ENIAC adlı bilgisayardı (Electronic Numerical Integrator And Computer). Bilgisayar 18000 vakum tübü, 70000 direnç ve 5000000 lehim noktarına sahipti. 160 kilowatt elektrik gücü tüketen makina Philadelphia daki ışıkların sönükleşmesine neden oluyordu. ENIAC, Mark I e göre 1000 kez daha hızlı bir bilgisayardı.

        1945 de EDVAC (Electronic Discrete Variable Automatic Computer) dizayn edildi. Bu bilgisayarda verilerde program gibi hafızada tutuldu. Bu hafızaya depolama olayının doğmasına neden oldu ve bilgisayar belli bir noktada durudurulduktan sonra devam etmesi sağlanmış oldu. Bilgisayar programlamada çok yönlülüğün artmasına neden olundu. Birinci nesil bilgisayarların dezavantajları vakum tüpleri ile çalışmaları ve verilerin davul şeklideki magnetik şeylerde toplanmasıydı.

İkinci Nesil Bilgisayarlar (1956-1963)

        1948 de transistörlerin keşfi ile birlikte bilgisayarların gelişimindeki artış iyice arttı. Transistörler televizyonlardaki, radyolardaki ve bilgisayarlardaki büyük ve hantal vakum tüplerinin yerlerini aldılar. Transistörlerin bilgisayarlarda kullanılmaya başlaması ile ikinci nesil bilgisayarlar daha küçük, daha hızlı daha güvenilir ve önceki modellere göre daha az enerji tüketen modeller olarak ortaya çıkmasına neden oldular. İkinci nesil bilgisayarlarda makine dili ile assembly dili yer değiştirdi ve böylece uzun ve zor ikili kodların yerini kısa programlama kodları aldı.

        1960 ların başlarında işyerleride, üniversitelerde, ikinci nesil bilgisayarlar kullanılmaya başlandı. İkinci nesil bilgisayarlara yazıcılar, tape birimleri, disk birimleri, hafıza, işletim sistemi ve programlar ilave edildi. IBM 1401 ikinci nesil bilgisayarlar için önemli bir örnektir. Daha gelişmiş COBOL (Common Business-Oriented Language) ve FORTRAN (Formula Translator) gibi yüksek seviye diller kullanılmaya başlanmıştır. Bu tip dillerde; kriptik ikili makina kodları yerlerini kelimelere, cümlelere ve matematksel formüllere bırakarak bir bilgisayarın programlanmasının daha basit hale gelmesine neden olmuştur. İkinci nesil bilgisayarların ortaya çıkışı ile birlikte yeni meslek tipleri (programcı, analizleyiciler, bilgisayar sistem uzmanları) ve software endüstrisi doğmuştur.

Üçüncü Nesil Bilgisayarlar (1964-1971)

        Transistörler vakum tüplerine göre avantajlı olsalarda büyük miktarda ısı yayarlar ve bilgisayarın duyarlı iç parçalarının bozulmasına neden olabilirler. Kuarz bu problemi çözdü. 1958 yılında Texas Instruments deki mühendislerden Jack Kilby Tümleşik devreyi (Integrated Circuit (IC)) geliştirdi. Tümleşik devre (IC), kuartzdan yapılmış küçük bir silikon disk üzerinde 3 elektronik bileşenden meydana gelir. Bilimadamları daha sonra yarıiletken olarak adlandırılan küçük bir yonga (chip) üzerine pekçok parçayı yerleştirerek yönetmeyi balardılar. Sonuçta bilgisayarlar küçük bir yonga üzerine daha fazla bileşenin katılmasıyla küçülmüş oldular. Üçüncü nesil bilgisayarlarda işletim sistemi etrafında pekçok programın çalışması mümkün oldu ve bilgisayar hafızası bu programlar tarafından ortak olark kullanılmaya başlandı.

Dördüncü Nesil Bilgisayarlar (1971- Hala gelişiyorlar)

        Tümleşik devrelerden sonra, boyutlar azalmaya devam etti. Bir yonga üzerine yüzlerce bileşen monte edildi (Large scale Integration (LSI)). 1980 de bir yonga üzerine binlerce bileşenin yüzlercesi sıkıştırıldı (Very Large scale Integration (VLSI)). Sayı milyonlar mertebesine çıktığında (Ultra-Large scale Integration (ULSI)) söz konusu oldu. Bilgisayarların boyut ve fiyatları azaldı ve azalmaya devam ediyor. Bunun yanında güçleri verimlilikleri güvenilirlikleri artmaya devam ediyor. 1971 yılında Intel 4004 yongasını ürettiğinde çok küçük bir yonga üzerinde bilgisayarın tüm bileşenleri (merkezi işlem birimi (Central Processing Unit (CPU)), hafıza, girdi ve çıktı yönetimi) toplanmıştı.

        1981 de evde, işyerinde ve okullarda kullanım için kişisel bilgisayarı (Personal Computer (PC)) ortaya çıkarttı. 1981 de 2 milyon olan PC sayısı 1982 de 5.5 milyona ulaştı. On yıl sonra 65 milyon PC kullanılmaya başlandı. Giderek bilgisayarların boyutları küçülmeye devam ederek laptop bilgisayarlar (bir çantaya sığacak büyüklükte), palmtop (gömlek cebine girebilecek büyüklükte) bilgisayarlar dizayn edildiler. 1984 yılına gelindiğinde ilk kez IBM PC ve Apple Machintosh yarışı başladı. Machintoshlar user-friendly dizayn ile ortaya çıktı. Machintosh’un sunduğu işletim sistemi; kullanıcılara, yazılı komutlar yerine bilgisayar ekranında simüle edilen bir simge ile diğer simgeleri (icon) taşıma kolaylığı sağladı. Yakın bilgisayarların daha etkili kullanılabilmesi için birbirlerine bağlanmaya başladılar ve bilgisayar ağları kurulmaya başlandı. Ağ üzerindeki herbir bilgisayar diğer bilgisayarların hafızalarını, programlarını bilgilerini paylaşmaya başladı. Bu tür birbilerine bağlı bilgisayarların oluşturduğu ağlar (Local Area Network (LAN)) diğer bilgisayar ağlarına bağlandılar. Böylece tüm dünyadaki bilgisayarlar birbirlerine bağlanarak ağların ağı olan İnterneti oluşturdular.

Beşinci Nesil Bilgisayarlar (Henüz hayal aşamasında)

        Beşinci nesil bilgisayarları tanımlamak henüz biraz zor çünkü henüz başlangıç aşamasındalar. Beşinci nesil bilgisayarların en ünlüleriden biri Arthur C. Clarke ın romanındaki (2001: A Space Odyssey) HAL9000 dır. HAL insan operatörlerle sohbet eden, görsel girdiler kullanan ve kendi deneyimleri ile öğrenen yeterli yargılama süreçlerine girebilen bir bilgisayardır. Ne yazık ki HAL psikolojik arızalar sahip, uzay gemisine el koyan ve pekçok insanı öldüren bir robottur.

        Isaac Asimov’un “Ben robot” ve “Üç robot Yasası” adlı bilim kurgu eserlerindeki robot tiplerin insan robot arasındaki çizginin ne kadar incelebileceğine ilişkin güzel örnekler vermektedir. Hollywood’un sunduğu Terminator II daki öğrenen beşinci nesil bilgisayarlar ilişkin örnekler çok çarpıcıdır.

 Programların insanları esir aldığı gerçek dünya ile sanal gerçeklik (Virtual Reality) arasında insan-program savaşının işlendiği Matrix beşinci nesil bilgisayar anlayışına farklı yaklaşımlar getiren bir başka hollywood yapımı olarak karşımıza çıkıyor.

        Bütün bunlar hayal ürünü gibi düşünülselerde, bir yabancı dilden diğerine çeviri yapan bilgisayarlar artık mevcuttur. Hastalıklar tanılarında adım adım doktorlar yol gösteren programlar yapılmaktadır. Yapay zeka ile ilgili programların her gün birinin adı duyuluyor.

        Konuya ilişkin notlar hazırlanırken şüphesiz bu konuda yeni gelişmeler oldu. Sizin yazıyı okuduğunuz sırada gelişmeler sürüyor...
10  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / Öğretmenlerin bazen can sıkan sözleri!!!! : 24 Ocak 2008, 22:04:40
1) Ögretmen her zaman haklıdır
2) Ögretmenler de hata yapar
3) 2. maddenin geçerli olduğu durumlarda 1. madde geçerlidir.

-Çocuklar sınav çok kolay merak etmeyin

-Bunun birimi ne?10 metre mi 10 elma mı 10 armut mu?ne bunun birimi ha?

-Ögrenci dersi vaktinde yapmalı..

-Nerde kalmıştık?
-Bi saat öncesini soruyosanız hepimiz uyuyoduk.isterseniz oradan devam edelim?

- Ayağına ne oldu kızım?
- Araba çarptı hocam.
- Sınıfta arabanın ne işi var?

-Hocam nedir bu 37 almışım yaa...
-Beter ol

-Hayvan herif!!! lütfen susar mısın?

-Hocam sınav nerden başlıyo
-13 ten itibaren sorumlusunuz çocuklar(halbuki 13. sayfa kitabın başıdır )

-Bak bu sefer kurşun kalemle 0 yazdım not defterine, bi daha böyle bişey yaparsan sınıfta hem disipline veririm hem de sözlüne gerçekten sıfır veririm.

-Kızzımmm sen yine fiziksel olarak varsın sınıfta ama ruhen yoksun

-Kopya çekebilirsiniz ama bana yakalanmayın.

-Sözlu notun sıfır!
-Bi si...
-Bi tane daha sıfır

-Oğlum kitabın nerde senin
-Evde kaldı hocam
-Sen niye geldin ?

-X çok konuştuğuna göre demek ki konuyu iyice öğrenmiş. evet x, seni dinliyoruz!

-Neye gülüyorsunuz söyleyin, hepimiz gülelim!

Öğrenci derste dalmıştır, bakışlar bir yere fikslenmiştir. hoca bunu çakar.
- ... bu olay Göktürklerin sonunu hazırlamıştır, di mi oğlum?
- evet, bu bölünme Göktürklerin sonunu hazırlamıştır.
- orta asya'da at koşturmayalım, dersi dinleyelim.
- ama.. ben...
- dinleyelim.
- ....

Okulun ilk günüdür, hepimiz yeni gelmişizdir,sınıf öğretmeni tehditler eşliğinde kendini tanıtmakta, yetkilerini, yapabileceklerini saymaktadır.
o sırada bir öğrenci,
-Hocam adınız nedir sizin?
diye bir soru sorma gafletinde bulunur.
hoca çocuğa aynen şu şekilde sayar:
-Sen benim adımı nasıl bilmezsin! var mı başka adımı bilmeyen--söylesin hemende görelim tanıyalım kimmiş! burası sizin geldiğiniz uyduruk kolejlere benzemez!ben hepinizden değerliyim.....kimsiniz lan siizz.....vıdı vıdı ve vıdı..
dersler o günden(ilk gün) itibaren dinlenmedi...........

Ögrenci: hocam tuvalete gidebilir miyim?
Hoca: neden ?

-7.sıradaki kalksın
-Hocam her hafta 7 diyosunuz hep ben kalkıyorum
-İyi söyle ozaman annene gömleğini omoyla yıkamasın öğretmen hep seni kaldırmasın

-Çocuklar testin cevaplarını söylüyoruuuum...
1-ceyhaan
2-ayhaaan
3-beyhaaan
4-... ıhı ıhıııı! nasıldım ama? komiktim di me?

-Daha once hiç sınıfta kaldınız mı?
-hayır.
-Bakın ne kadar güzel. demek ki birşey kaybetmiş sayılmazsınız. yaşınız genç bu sene sınıfta kalınız, ortalamanızı yükseltiniz, ben de bir kere sınıf tekrarı yapmıştım, çok faydalıdır.
-??
11  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / Son sözler : 24 Ocak 2008, 22:02:09
 Smiley 

-Gönder, gönder ben tutarım.

-Aaabi çok seri bir araba bu yaa...

-Korkma,arabamızda ABS ve Airbag mevcut.

-Bana ait bir koli var mı? Onu almaya geldim.

-Oğlum... 5 taş çaldım, ruhun bile duymadı.

-Demek piranha dedikleri şey bu. Hiha!! Bak Hulusi Abi, bıyıklarıyla oynuyom bir şey olmuyor...

-O irmikleri neden aldın Nurhan? Helva mı yapcan?

-Doğal gazın ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor ve doğal gazla çalışan ocağı huzurlarınızda yakıyoruuum.

-Evladım beni karşıdan karşıya geçirir misin?

-Geeeel geeeeel sağ yap geel...

-Bah, baah hala uzunlarla geliyor.

-Canikom, bu etin tadı sana da biraz garip gelmedi mi?

-Müjdemi isterim Turan Abi! Bir kızın daha oldu!

-Bekle! Cemşit Abi, ben bi dalıp çıkacam.

-Korkma hayatım, bu saatte kapımızı kim çalacak, tanıdık biridir.

-Hala karlı mı gösteriyor hanım?

-Elektirikçiye ne gerek var canım? Ben hallederim.

-Bak şimdi nasıl sallayacağız.
-Gel abi burası boyu geçmiyor.

-Aya bak aya! Kamyon farı gibi.

-Ben denedim korkmayın.

-Bak Kadri Abi, suyun derinliği önemli değil. Asıl iş atlamasını bilmek...

-Yahu, Hayrettin Abi burası Fener tirübünü değil galiba.

-Hihiha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyo!

-Rasim Abi kafesin kapısı kapalı değil mi?

-Nalan, bi kibrit yak da bakiiim ne kokusuymuş.

-Baba.. ben hamileyim.
12  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / Ünlülerden gaflar! : 24 Ocak 2008, 22:00:38
 Smiley   

Normal yaşamında gayet normal iletişim kurabilen insanlar nedense televizyon programlarında, özellikle canlı yayınlarda bu yetilerini kaybedebiliyorlar. İşte örnekleri;

Ömer Çavuşoğlu: Elini vicdanına koy!..
İhsan Kalkavan: Tamam koydum...

Muhabir: How was Sergen's freekick goal?
Van Hooijdonk: It was fantastic...
Lig Tv muhabiri: Evet sayın seyirciler çok fantastikti diyor...

(Şansa Dansa'da Seray Sever, Fatih'e ipucu verir)
Seray Sever: Möööö!..
Fatih Ürek: Geyik?
Seray Sever: Ya mööööö!..
Fatih Ürek: Tamam buldum... Ceylan?

Gülben Ergen: 6 kilo verdim, toplam 5 ayda. Ayda 2 kilo kadar yani... (2X5=6)

İbrahim Tatlıses: Ben Müslüm Baba'nın terini bardağa koyup içerim!..

Emre Aşık: 90 dakika boyunca terimizi ıslattık... (Fenerbahçe-Beşiktaş maçı sonrası)

Şansal Abi: Ne kazanan memnun hakemden ne deee... Tabii kazanan yok kazanan Türk futbolu... (2-2 biten FB-BJK maçı sonrası toparlamaya çalışıyor.)

Ümit Aktan: Cordoba topu kucağına alma yetkisi olan iki adamdan biri, diğeri Recep...

Şansal Abi: Olağanüstü hastayım...

Erman Hoca: Goller Ay'dan geliyor, ne Ay'ı, Merih'ten geliyor!.. (Fenerbahçe'nin yediği goller hakkında yorumu..)

İsmet Badem: Şu an tansiyonum ve kalbim durmak üzere... (Ülkerspor-Lottomatica Roma maçından sonra...)

Erman Hoca: Yav Letonya'nın defansı kalas gibi, kessen iki oturma takımı bir masa yaparsın...

Güntekin Onay: İtalyan yönetmen bu maçı şimdilik iyi yönetiyor... (2.Yarıda) Alman hakem iyi yönetiyor, yaptığımız hiçbir faulü görmüyor!.. (Lazio-Beşiktaş maçında)

Nermin Kartal Örkmez (NTV muhabiri): Letonya'da Letonlarla yaptığımız maçta...

Ahmet Çakar: Hasan koşsa anlarım ama durarak hareket ediyor...

Hakan Şükür: Benim de hiç hatam oldu demiyorum...

Güntekin Onay: Sergen 1 metre içerdeydi ve adeta Stam`ın belinden su aldı... (Lazio-Besiktaş maçında)

Güntekin Onay: Savunmada hata yapmazsak ikinci golü her an bulabiliriz, onun müjdesini vereyim buradan size...

Ahmet Çakar: Beşiktaş, Chelse`yi yarım-sıfır bile yense tur atlayacak... (Lazio-Besiktaş maçı sonrası)

Ahmet Çakar: Eğer Ali Aydın ben o ikinci sarı kartı Victoria`ya değil de yandan geçen Koray`a gönderdim deseydi bütün Türkiye ona enteresan yerleriyle gülerdi...

Show Radyo Sunucusu: Zago`nun kel kafasından kayan top hız kazanıyor... (Gençlerbirliği-Beşiktaş maçında)

Turgay Şeren: İkinci gol de Boer`un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene de Boer`un şeyinden oldu...

Güven Sazak: Ne söylentisi? Aziz Yıldırım`ın başkan adayı olacağını kör sultan bile duydu. (Aziz Yıldırım`ın tekrar aday olacağı yönündeki söylentiler hakkında fikri sorulunca)

Erman Hoca: Şu an hangi aydayız? Ramazan. Ramazan deyince insanın aklına ne gelir? Pide... Başka ne gelir başka? Fırıncı küreği. Tak altına sokarsın alırsın pideyi...
Şansal Abi: Aman hocam!

Haşmet Babaoğlu: 70. dakikada Fenerbahçeliler Yusuf Yusuf diye bağırıyorlardı...

Erman Hoca: Ben sana yandan gelir Şansal bi korum, seni kaleye sokarım!..
Şansal Abi: Aman hocam!

Erman Hoca: Kemal`e yapılacak en ufak bir itme Kemal'i iter...
13  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / Zamanın değeri!!! : 24 Ocak 2008, 21:57:35
 Wink   

Bankada bir hesap sahibi oldugunu düsün, hesabina her sabah
86.400 dolar para yatiriliyor, fakat bu paranin hepsini aksama
kadar harcamak zorundasin, ertesi güne transfer edilemez. Parani
kullansan da kullanmasan da hesap her aksam sifirlaniyor. Ne
yaparsin? Tabii ki hepsini harcamaya çalisirsin;

Hepimiz, Zaman
adli bu bankanin müsterileriyiz;

Her sabah 86.400 saniyeye sahip oluyoruz; yarina transfer
edilemez, Her sabah hesabimiz dolar, her aksam bosalir. Geri
dönüs yok, saniyelerini su ani yasayarak harca, en iyisi bunlarla
yatirim yap.

Mutluluk, saglik ve basari için. Zaman kaçiyor. Her gün için
en iyisini yap.

Bir senenin degerini anlamak için sinifta kalmis bir
ögrenciye sor.

Bir ayin degerini anlamak için, 8 aylik bir bebek doguran
anneye sor.

Bir haftanin degerini anlamak için, haftalik dergi çikaran
bir çilekese,

Bir saatin degerini anlamak için, kavusmayi bekleyen
sevgililere sor.

Bir dakikanin degerini anlamak için, trenin kaçiran yolcuya
sor.

Bir saniyenin degerini anlamak için, bir kazayi önleyemeyen
sürücüye sor.

Bir saniyenin yüzde birinin degerini anlamak için
olimpiyatlarda gümüs madalya kazanan kosucuya sor.

Her anini degerlendir, her dakikani çok özel biriyle
paylas. Zamanina ortak edebilecegin kadar özel biriyle.

Unutma! Zaman hiç kimse için durmaz. Geçmis zaman tarihtir.
Gelecek zaman sirlar, mechullerle dolu.

Sadece su an sana verilen gerçek bir armagandir...!!
14  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / Ynt:Amerikan ağzı ve türk ağzı :) : 24 Ocak 2008, 21:55:04
bu ne amerikan hayranlığı ne de türk düşmanlığı espri anlayısına bağlı insanın...
15  Resim - Fotoğraf / Resimler (Genel) / Türkçemizi Güzel Kullanmazsak : 27 Eylül 2007, 15:07:44
aynen güzel bir önlem Cheesy Shocked
16  Resim - Fotoğraf / Resimler (Genel) / +21 alın size bune ya diyeceğiniz bi kaç resim : 27 Eylül 2007, 15:05:27
pek kusmam ama sonr esimde az kalsın kusuyordum ya o ne öyle...
17  Oyun / Oyunlar / ilk pc oyununuz? : 22 Eylül 2007, 22:24:01
ilk göz ağrılarıda baska oluyor canım...
18  Oyun / Oyunlar / En gerçekçi oyun hangisi sizce? : 22 Eylül 2007, 22:22:15
haklısın kemal abi
19  Sohbet - Yaşam / Burçlar, Astroloji ve Rüya Tabirleri / ASLAN burcu : 12 Eylül 2007, 22:49:34
Anlatımlar gercekten bayağı yerden tutuyor. İnanmaya basladım ha burçlara...
20  Oyun / Oyunlar / En gerçekçi oyun hangisi sizce? : 12 Eylül 2007, 22:39:22
polemiğe girmeyelim lütfen!
21  Cafein Ailesi / Duyurular / MSN Virüs Atak : 12 Eylül 2007, 22:35:59
benim pc ye bulastı trojan arkadasa kızdım ben nie yoluuon die o da bana kızıo sen yolladın bana die Grin çok berbat bişi ya sacma sapan programlar acılıo Huh?
22  Resim - Fotoğraf / Güldüresi Resimler / GÜLME ZAMANI :) : 12 Eylül 2007, 22:32:54
bencede ilki çok güzel Grin
23  Tuning / Modifiye / Celica görünümlü Renolt 19 : 12 Eylül 2007, 22:30:32
celica dan ziyade on kısım 350z yi andırıyor.
24  Tuning / Modifiye / Honda Integra GSR : 12 Eylül 2007, 22:29:39
süper alet ya tesekkürler dalton Wink
25  Oyun / Zeka Oyunları / Soru koLay yanLız mantıq işi.. : 12 Eylül 2007, 22:26:15
pamuk erimesin sakın Cheesy erimezse ya da kaybolmazsa pamuktur tabii ki Grin Cheesy Wink
26  Oyun / Oyunlar / En gerçekçi oyun hangisi sizce? : 12 Eylül 2007, 18:53:59
takmıssın kafayı knıghta  Grin knıght akıcı ve cekici bir oyun ama gercekcilikle pek alakası yok...
27  İnternet / Haberler / İnternet Suçları : 12 Eylül 2007, 18:52:16
kemal abi sende hemen işyerini koruyosun Grin Cheesy saka saka sizin cafe öyle ama 6 yasında cocukların içinde gezdiği ve hiçbir yasak programının bulunmadığı bir sürü internet cafe var.
28  Bilgisayar / Programlar / DİKKATT!!! xp için mac teması gercekten güzel bir tema.... : 12 Eylül 2007, 18:48:13
buyrun indirebileceğiniz link. tam verim alabilmek için yüklenirken çıkan kutucukların hepsini işaretleyin.

Dosya 30.3 mb dır.Buradan programı yükle deyip bu müthiş temayı pc nize kurun. tamamen ücretsizdir.ve kaldırılabilir...
29  Resim - Fotoğraf / Görülesi Fotoğraflar / Bu fotoğrafları görmelisiniz. dünya güzel bir yer ya!!! : 12 Eylül 2007, 18:42:59

süper ya...


böyle bir yerde tatil yapmak vardı...
 
{Az olsun öz olsun}
30  Resim - Fotoğraf / Görülesi Fotoğraflar / Avrupadan Fotoğraflar : 12 Eylül 2007, 18:39:32
ewet arkadaslar 2. resimdeki evlerede yüzen evler denir. viyana da bulnunan bu evler sehrin sulama kanallarında  bulnur.gecede böyle güzel manzaralar olusur. (genel kültürümü yokliyım dedim.)
ne güzel ya suda hayat.
31  Resim - Fotoğraf / Amatör Fotoğrafçılık / Kendi çektiğim birkaç fotoğraf : 12 Eylül 2007, 18:36:23
beğendiğine sevindim. görüntü kalitesi düşük malum cep telefonuyla cekilmiş resimler...
32  Resim - Fotoğraf / Amatör Fotoğrafçılık / Kendi çektiğim birkaç fotoğraf : 12 Eylül 2007, 18:30:06

Köyümden gökyüzü...


boğaz turunda cekmiştim...


ben buraya yesil yol diyorum...
33  Resim - Fotoğraf / Görülesi Fotoğraflar / YanLızLık : 12 Eylül 2007, 18:22:46
yalnızlık kötü tabii ama kalabalık içinde yalnızlık daha da kötü...
34  Resim - Fotoğraf / Görülesi Fotoğraflar / Türk fotğrafçılarından en iyi 10 gece resmi : 12 Eylül 2007, 18:21:40
şu galata köprüsüne gece gitmek bi türlü nasip olmadı umarım ramazan ayında gece gitmeyi basarabilirim....
35  İnternet / Videolar / gerçek aşk bu olsa gerek ağlayacaksınız : 12 Eylül 2007, 18:19:41
vay be ne hikaye ama....
36  İnternet / Videolar / Bu inek dövüşüyor gülmekten kopacaksınız : 12 Eylül 2007, 18:12:16
hımm... ilginç... ve komik...
37  İnternet / Videolar / İşTe Türk Yapımı ETOX spor araba : 12 Eylül 2007, 18:02:17
arkadaslar 125 hp ama güzel genede
38  İnternet / Videolar / komix zuhaaha arı saldırıyo ama nereye +14 : 12 Eylül 2007, 18:00:54
guzel ve komik gercekten Grin Cheesy
39  Resim - Fotoğraf / Resimler (Genel) / sütü boşver bira getir ;) : 12 Eylül 2007, 17:48:59
emeğine sağlık
40  Resim - Fotoğraf / Resimler (Genel) / Yurdum İnsanı:) : 12 Eylül 2007, 17:48:01
pratik zeka işte... adam gölge bulmus kestirio...
41  Resim - Fotoğraf / Resimler (Genel) / Bizim İnsanLarımız Dahi:) : 12 Eylül 2007, 17:46:30
ben buna benzer bişi görmüştüm. adamlar koskoca kamyonun arkasını havuza çervirmişlerdi. hem büyük ve yüzebilirdi valla büyük zeka...
42  Resim - Fotoğraf / Resimler (Genel) / BöyLe Karınız Olsa ?:) : 12 Eylül 2007, 17:45:00
şaşırdım yani maasallah mı desem artık ne desem bulamıyorum.
43  Sohbet - Yaşam / Romantizm / gercek aşklar : 12 Eylül 2007, 17:29:32
gercekten cok fedakar davranmıs erkek....
44  Cafein Ailesi / Görüş ve Önerileriniz / Neden Oyunlar Bölümü Yok? : 12 Eylül 2007, 17:27:01
arkadaslar artık oyunlar bölümümüz mevcut. sohbet edebileceğiniz kategoriyide acmıs bulunmaktayım....
45  Oyun / Oyunlar / Yeni çıkan oyunların sistem gereksinimlerinin yüksek olması satısları etkiler mi : 12 Eylül 2007, 17:24:35
Yeni çıkan oyunların sistem gereksinimlerinin yüksek olması satısları etkiler mi?
46  Oyun / Oyunlar / En gerçekçi oyun hangisi sizce? : 12 Eylül 2007, 17:23:35
sizce en gerçekçi en gercekçi oyun hangisi?....
47  Oyun / Oyunlar / ilk pc oyununuz? : 12 Eylül 2007, 17:22:52
ilk pc oyununuz hangisiydi?

benim ilk pc oyunum midtown madness dı. hiç unutamam bu oyunu ve hala bilgisayarımda saklarım
48  Sohbet - Yaşam / Makaleler / Titanik! : 12 Eylül 2007, 15:54:55
rica ederim arkadaslar... valla film bizim cd cide mevcut
49  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / Amerikan ağzı ve türk ağzı :) : 12 Eylül 2007, 15:51:33
güzel bir calısma eline sağlık...
50  Sohbet - Yaşam / Genel - Geyik / hayata tersten başlasaydık ne güzel oludu süperr : 12 Eylül 2007, 15:49:13
gercekten süpermiş çok tesekkürler...
Sayfa: [1] 2
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48
||| Sitemap 2|| Arsiv|| XML|| Wap|| Wap2|| Wap Forum|| Rss||| Tema Yapımcısı panic
eXTReMe Tracker