|
RosaLinda
|
 |
« : 11 Mart 2008, 14:45:52 » |
|
Burçların İsimlerinin Kökeni
Güneş her zaman doğudan doğar batıdan batar ama her zaman aynı yerden değil. Yazın daha kuzeye yakın bir yerden doğup gökte bir yay çizerken bu yay gittikçe güneye kayar. Güneşin yıl boyunca çizdiği bütün yaylar bir kuşak veya band oluştururlar.
Gezegen olup olmadığı hala tartışılan minik Pluto'nun hafif kaçık yörüngesini saymazsak hemen hemen bütün gezegenlerin Güneş'in etrafındaki dolanma düzlemleri aynı olduğundan onlar da gökyüzünde bu kuşak içersinde hareket ederler. Bu kuşağa burçlar kuşağı veya Zodyak denilir.
İnsanlar tarih boyunca gökyüzünde gördükleri yıldızları daha iyi tanımlamak ve inceleyebilmek için onları gruplara ayırmışlardır. Bu gruplar tamamen hayali sınırlarla birbirlerinden ayrılırlar. Gruplamanın en büyük faydası bir yıldızın gökyüzündeki konumunu kolaylıkla belirleyebilmektir. Örneğin, Londra nerede diye sorulduğunda, 51 derece kuzey enlemi ve sıfır batı boylamında cevabı pek bir şey ifade etmez ama İngiltere'de denilince hemen anlaşılır. Yıldızların konumlarını da gökyüzündeki koordinatları ile değil içinde bulundukları takımyıldızın adıyla belirtmek daha pratiktir.
Bugün gökyüzünde resmen tespit edilmiş ve isimlendirilmiş irili ufaklı 88 takım yıldız kümesi vardır. Bunlardan 12 tanesi burçlar kuşağına denk gelir, yani bu 12 takımyıldız güneşin yıl boyunca çizdiği yay içinde yer alırlar ve her yıl aynı tarihlerde gökyüzünde aynı konumlarda görülürler. Bu takımyıldızların kapladığı alanlar eşit değildir ama Babilliler binlerce yıl önce zaman hesaplarını kolaylaştırmak için burçlar kuşağını 12 eşit parçaya bölmüşler, her parçaya denk gelen yıldızlar kümesine bir ad vermişler ve birer sembolle göstermişlerdir.
O zamanlar dünya kainatın merkezi, gökyüzü de onun etrafında, üzerine yıldızların yerleştirildiği kristal bir küre olarak düşünülüyordu. Yıldızların ve gezegenlerin dünya etrafında dolanıp duran Tanrılar ve ruhlar olduklarına, Güneş ve Ay ile birlikte gökyüzündeki konumlarının insanların kişiliklerini etkilediğine, yaşamlarını şekillendirdiğine inanılıyordu. Bu inanış astrolojinin temelini oluşturdu, yani astroloji tamamen bir inanış sistemidir.
Astronomi ise bir bilim sistemidir. Dünyayı uzaydaki milyarlarca gök cisminden biri olarak görür, bir bilim dalı olarak diğer pozitif bilim dallarıyla, yani matematikle, fizikle, kimya ile de ilişkilidir. Astronomiye göre burçlar kuşağında 12 değil 13 yıldız kümesi vardır. Ophiuchus adı verilen bu burç, akrep ve yay burçlarının arasında yer alır. Astronomiye göre dünyanın hareketi sırasında salınım yapması nedeniyle burçlar 4000 yıl öncesine göre bir burç kaymışlardır.
Burçlar kuşağını 12 parçaya Babilliler bölmüşlerdir ama gökyüzündeki yıldızları şekillendirmek ve Tanrılarla özdeşleştirmek milattan önce 4000 yıllarına, Sümerlere kadar uzanır. Örneğin Kova Burcu yani su taşıyan adam ta o zamanlarda yeryüzüne ölmezlik suyu taşıyan Cennet Tanrısı An'ın simgesi olarak kabul edilmişti. Babilliler'den sonra gelen Mısır, Yunan, Roma gibi tüm kültürlerin yıldız burçlarını görüş ve değerlendiriş şekilleri günümüz burç tanımları ile hemen hemen aynıdır.
Eski uygarlıkların her bir yıldız kümesindeki parlak yıldızların oluşturdukları şekilleri yeryüzündeki bir şekle benzeterek adlandırdıkları söylenir ama bu pek akla yatkın değildir. Yıldız burçlarına saatlerce bakılsa bile balık burcundaki balık, yengeç burcundaki yengeç görülemez. İçinde 277 görülebilir yıldız bulunan Büyük Ayı'nın sadece en parlak 7 yıldızının oluşturduğu seklin ayı ile hiçbir alakası yoktur, olsa olsa cezveye benzer.
Belki de bugün biz gökyüzünü 4000 yıl öncesi kadar net göremiyoruz. Şehirlerin parlak ışıkları ve hava kirliliği onları eskisi kadar parlak ve net görmemizi engelliyor. Aslında içinde görülebilir yüzlerce yıldız bulunan bir bölgedeki yıldız kümesinden, aynen tuvalette yer karolarındaki siyah lekeleri çeşitli şekillere benzetenler gibi herkes kendine göre bir şekil çıkartabilir.
Eski uygarlıkların yıldızları ve yıldız kümelerini bazı şekillere benzeterek değil de mitolojik hikaye ve efsanelere dayanarak adlandırmış olmaları daha mantıklı görünüyor. Örneğin Batı kültürleri boğa, akrep, balık gibi isimleri seçerlerken Çinliler kaplan, sıçan, yılan gibi isimleri kullanmışlardır.
Zodyak, yani yıldız burçlarını şekillendirme ve isimlendirme binlerce yıl önce Mezopotamya'da başladığı halde bu devirlerden kalma yazılı belgeler çok azdır. Ancak eski Yunan uygarlığından itibaren her türlü bilgi, rivayet ve efsane yazılı hale getirilmeye başlanıldığından yıldız burçlarının hikayeleri Yunan mitolojisi ile özdeşleştirilir.
Aslında balık, akrep, yay gibi burç isimleri o takım yıldızların isimleri değil onları sembolize eden şekillerin isimleridir. Burç isimleri genellikle her yerde aynıdır ama yine de toplumuna göre ufak tefek farklar vardır. Örneğin her yerde adı Virgin (bakire) olan burç Türkçe'de 'başak' olmuştur.
Şimdi her bir burcun takımyıldızının ismini, sembolünün İngilizce ve Türkçe isimlerini ve tarihlerini yazarak mitolojideki hikayeleri neymiş ona bakalım.
- Aries / Ram / Koç (21 Mart-20 Nisan): Yunan mitolojisinde, Argo gemisinde, Yason'un idaresi altında sefer yaparak 'Altın Pösteki'yi arayan Argonot'un hikayesine dayanır. Altın postu taşıyan koç sonunda gökyüzüne çıkarak burada yerini alır.
|