Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

9157 Mesaj 4716 Konu- Gönderen: 1255 Üye - Son üye: AsilLider

04 Aralık 2008, 04:34:12
Cafein.Biz ForumlarıResim - FotoğrafResimler (Genel)Hayvanlar Alemi (Moderatör: RosaLinda)bir kedi hakkında herşey
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: bir kedi hakkında herşey  (Okunma Sayısı 680 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RosaLinda
Forum Yöneticisi
Bizden
*****

Teşekkürler: 1467
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5614



Üyelik Bilgileri WWW
« : 08 Aralık 2007, 01:15:32 »

bir kedi hakkında herşey
BAKIM

Sıcağı sevmeyen kedi var mıdır? Kışın göbeklerini cayır cayır yanan kaloriferlerin üzerine koyup saatlerce öyle yatabilirler. Yazın da sıcaktan bunalıp soğuk taşlara post şeklinde kendilerini atmaları dışında zamanlarının çoğunu güneş altında geçirirler. Evin en iyi güneş alan yerine kurulurlar, balkon açıksa hemen rahatça güneşlenebilecekleri bir köşeyi gözlerine kestirirler. Güneş kedilerin hem kemikleri hem de tüyleri için çok faydalıdır. Ancak herşeyin fazlası zarar olduğu gibi aşırı sıcaklık da bazı sorunları bereberinde getirir.

Nasıl ki biz fazla güneşte kalınca su kaybederiz, bayılacak gibi oluruz, tansiyonumuz oynar, kedilerde de aşırı sıcaklar benzer rahatsızlıklara neden olabilir. Uzun süre sıcakta kalırlarsa vücutlarındaki su azalacağından halsiz düşerler, hızlı nefes almaya başlarlar, dilleri dışarı sarkar. Böyle bir durumda onu hemen serin bir yere almalı ve nemli bir bezle serinlemesi için iyice silmeniz gerekir.



Kediniz beyaz veya açık renkliyse özellikle güneşe çıkarma konusunda daha hassas olmalısınız. Bu kediler yoğun güneş ışığına maruz kalınca kulak kenarlarında pembeleşmeler görülür. Tedbir alınmazsa bu pembelikler kaşınmaya, sulanmaya ve kabuk tutmaya ve oradaki tüyler dökülmeye başlar. Bu Solar Dermatit hastalığının başlangıcı olabilir. Bu, güneşe bağlı bir deri hastalığıdır. Bu durumda kedinizin daha fazla güneşe çıkmasına izin vermeyin ve derhal veteriner hekimize başvurun. Güneşe çıkmakta kararlıysa alkolsüz, hayvanlara zararı olmayan güneş koruyucu kremleri kullanın.

Kedilerde Beyaz Kulakların Güneş Işığına Bağlı Yangısı ile detaylı bilgi için tıklayın...

Tehlikeli Bölgeler: Pencere ve Balkonlar:
Keyfine düşkün kediniz pencere pervazlarında güneşlenmeyi seviyorsa daha fazla dikkat göstermeniz gerekir. Açık pencereler daima kediler için potansiyel bir tehlike kaynağıdır. Kuş, sinek, böcek görür, peşinden koşup yakalamak isterler. Eğer pencere kenarında güneşlenmekte kararlıysa pencerelerinizi çelik sineklik ile kaplamanız birçok kazayı önleyecektir.

Eğer kediniz yaz keyifini balkonda yapmayı seviyorsa orada ona gölge bir alan yaratmayı unutmayın. Bu bir masa altı olabilir, şemsiye gölgesi olabilir. Ve bu gölgede temiz su bulundurmayı sakın ihmal etmeyin.



Özellikle fazla kilolu veya ciddi bir rahatsızlık geçirmiş kedinizin öğlen saatlerinde balkon gölge altında olsa bile dışarı çıkarmayın. Balkon demişken bir ufak uyarı daha yapayım: Balkonlar da pencereler gibi potansiyel tehlike bölgeleridir. Kedilerin dört ayak üstüne düşme efsanesi yüzünden birçok kişi balkondan düşse de kedisine birşey olmayacağını düşünür ancak ne yazık ki çoğu zaman balkondan düşme, yaralanmalar, felç veya ölümle sonuçlanır. Bunun için kedinize göz kulak olabilmek amacıyla siz de onunla birlikte balkona çıkın, onu yalnız bırakmayın.

Isırıklar:
Böcek ısırıkları da yazın sıkça karşılaşılan sorunlardan biridir. Özellikle arıları avlamayı seven kediler için. Eğer kediniz dilinden, boğazından ya da kafa bölgesinden ısırılırsa, ısırılan yer şişmeye ve nefes almada zorluk çıkartabilir. Kedinizi bir böceğin, özellikle arının ısırdığından şüphelenirseniz vakit kaybetmeden veteriner hekiminize götürün.




Tehlikeli Kutular: Arabalar
Aşırı sıcak kedinizin ölümüne neden olabilir. Kedinizi pencereleri aralık olsa bile asla uzun süre bir arabada, bagajda vb kapalı bir yerde bırakmayın. Arabanız bir gölge altında park edilmiş olsa bile bir süre sonra güneşin yer değiştireceğini unutmayın. Ayrıca araçlar pencereleri açık olsalar bile aracın içindeki sıcaklı bir anda tehlikeli boyutlara yükselir ve fırına döner. Seyahat ederken yanınızda hem kendiniz hem de kediniz için soğuk su bulundurmayı ihmal etmeyin.

Kedinizin yazın da egzersiz yapmaya ihtiyacı var. Ancak, sıcak günlerde, özellikle de öğle saatlerinde, yemek yedikten sonra kedinizi fazla hareket etmeye zorlamayın. Günlük egzersizleri sabah veya akşamın serin saatlerinde yaptırın.




Kediniz uzun tüylü ise, ne kadar sık yalanırsa yalansın, temizlensin yaşı ilerledikçe tüyleri eski parlaklığını kaybedebilir. Tüylerin dökülmesinin ve parlaklığını kaybetmesinin birçok nedeni olabilir. Uzun tüylü kedileri her gün fırçalamak ölü derilerin ve tüylerin atılmasında faydalı olacaktır ve kediniz daha rahat hissedecektir. Ayrıca yaz başlangıcında kedinizi traş ettirerek hem derisinin daha rahat nefes almasını sağlarsınız hem de bu sıcak aylarda tüy dökmesini engellemiş olursunuz.
Logged
RosaLinda
Forum Yöneticisi
Bizden
*****

Teşekkürler: 1467
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5614



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : 08 Aralık 2007, 01:16:20 »

BESLENME

Kedilerimizin beslenmesi en çok dikkat etmemiz gereken konuların başında geliyor. Hepimiz kedilerimizi imkanlarımız dahilinde en sağlıklı ve bilinçli şekilde beslemeye gayret ediyoruz. Ama yine de şu noktalara bir göz atmakta fayda var: Kedilerin günde ne kadar besine ihtiyaç duyarlar ve bu neye göre değişir? Hamilelik ve emzirme döneminde özellikle dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? İyi bir vücut kondisyonu nasıl olmalıdır?

Yetişkin Kedilerin Beslenmesi
Normal aktiviteye sahip yetişkin bir kedi, yalnızca erişkin döneme yönelik beslenmeye gereksinim duyacaktır. Tam ve dengeli olarak, hazırlanmış iyi kalite hazır mamalar, gebe veya emzirme döneminde olmayan erişkin kedilerin beslenebilmesi için uygundur. Erişkin kedinin aktivite düzeyi, vücut sıcaklığı ve uygun vücut kondüsyonunun sürdürülmesi için duyulan ihtiyaç, mama miktarını etkilemektedir ve bu nedenle kediler bireysel özelliklerine göre beslenmelidir.

İyi bir vücut kondüsyonu, hayvanın gözlemlenebilen kaburga kemiği ve göğüs kafesinin arkasındaki bel bölgesinde bulunan yağ dokusunun onları ince bir şekilde çevrelemiş olması ve bunun orantılı bir şekilde dağılması anlamına gelmektedir.
Kediler azar azar veya ara sıra beslendikleri için gün içinde birçok kez mamalarına ulaşabilmelidir. Diğer hayvanlarda da olduğu gibi, hazırda bulunan temiz, taze su sindirim, emilim, sirkulasyon, besin maddelerinin taşınması, doku onarımı, vücut sıcaklığının dengelenmesi gibi hemen hemen tüm vücut fonksiyonları için önem taşımaktadır.

Kediler günlük öğünleri için, köpeklerden daha yüksek protein düzeyine ve farklı besin dengelenmesine ihtiyaç duyarlar. Kediler, günlük öğünlerine köpeklerin beslenmesinde gerek duyulmayan taurin eklenmesine ihtiyaç duyarlar. Bu beslenme gereksinimi nedeniyle, kediler kendileri için hazırlanmış tam ve dengeli kedi mamalarıyla beslenmeli ve sonuç olarak köpek mamalarıyla beslenmemesi sağlanmalıdır. Kediler, 1 yaşından sonra erişkin beslenmesine geçebilirler. Erişkin beslenmesi, gebe veya emziren dişiler için uygun değildir.



İhtiyaç duyulan mama miktarı kediye, mamanın besin değerleri yoğunluğuna göre değişmektedir. Aynı boyut, yaş ve aktiviteye sahip iki kedi için, tüm şartlar eşit olsa dahi ihtiyaç duyacakları mama miktarı farklı olabilmektedir. Çünkü, farklı ****bolizma düzeylerine sahiptirler. Kedinin iştahı ve toplam mama tüketimi günden güne değişiklik gösterecektir. Yetişkin kedilerde iştah azalması veya yemeğe karşı duyulan isteksizlik süreklilik göstermedikçe veya hastalık belirtileri gözlenmediği sürece problem teşkil etmeyecektir. Ancak bu durum uzun süreli olursa ve hastalık belirtileri görülmeye başlanırsa kedinizi bir veteriner hekime muayene ettirmelisiniz.

Hamilelik Döneminde Beslenme
Kedinin sağlıklı olması için beslenme önemli bir faktördür ve süt emzirme dönemi ve gebelik süresi boyunca arttırılmalıdır. Günlük öğün, yavruların gelişmesi için doğru dengelenmiş biçimde ayarlanmalı ve dişiyi emzirme stresine karşı hazırlamalıdır. Yetişkin mamaları veya tedavi mamaları genel olarak emzirme dönemi ve gebelik süresi boyunca kedinizin beslenmesi için yeterli olamayacaktır.

Kediniz için, büyüme ve üreme dönemine yönelik tam ve dengeli bir beslenme programı uygulanmalıdır. Tercih edilen, her bir libre (454 gr.) mama için içerik, en azından %30 protein ve 1700 kcal enerjiyi sağlayabilecek düzeyde olmalıdır. Erişkin dönem boyunca uygulanan besleme, gebeliğin son 1/3’lük peryodunda uygun bir diyete dönüştürülmelidir.

Bazen yetiştiriciler, gebe veya emziren annelerin ekstra besin ihtiyacını karşılamak amacıyla normal günlük beslenmesine, besin maddelerinin ilave edilmesi gerektiğine inanırlar. Ancak, tam ve dengeli olarak hazırlanmış iyi kalitede mama ile besleme yoluyla ekstra besin maddesi katılımına gerek kalmaksızın kedinizin beslenmesi gerçekleştirilebilir.


Gebelik süresi boyunca, dişinin ağırlık artışı, yavaş ve durağan olabilir ve aynı zamanda gıda alımında da kademeli bir artış gözlemlenebilir. Üreme dönemindeki hormon ve davranış değişiklikleri, az yeme, fazla yeme, hiç yememe peryodları şeklinde ortaya çıkabilir. Örneğin, birçok anne gebeliğin yaklaşık 3. haftası boyunca, 3-10 gün içinde son bulan iştah kaybına uğrarlar. Bununla birlikte, az yeme devamlılık arz ederse veya dişinin vücut kondüsyonu kötüleşmeye başlarsa sağlık problemleri açısından veteriner hekime muayene ettirilmelidir. Doğum yaklaştıkça, dişi iştahını kaybedebilir. Dişinin iştahını 9. hafta içinde kaybetmesi doğumun 24-48 saat içinde gerçekleşeceğinin göstergesidir. Genellikle doğumdan sonra 24 saat içinde, dişinin iştahı yavaş yavaş artacaktır.

Emzirme Döneminde Beslenme
Yavruların süt emme isteği, yaklaşık 20-30 günlük süre boyunca artarak devam edecektir. Dolayısıyla anneninde yiyecek ve su ihtiyacı bu süre boyunca artacaktır. Dişiler gün içinde, 2 veya 3 kez beslenmeli ve taze temiz su her zaman hazır bulundurulmalıdır. Kuru mamanın, emzirme döneminde su ile ıslatılması annenin gıda ve su alımını arttıracak ve yavruları azar azar kuru mama yemeğe teşvik edecektir.

Yavrular 3-4 haftalık olduklarında, katı mamaya ilgi duymaya başlarlar ve dişinin emzirmeye karşı duyduğu ilgi azalır. Bu nedenle, ıslatılmış kuru mama, yüzeysel, fazla derin olmayan bir kap içinde olmalı ve böylece yavruların gün içinde rahatlıkla mamayı yemesi sağlanabilmelidir. Genellikle, yavruların sütten kesilmesi ise yaklaşık 6-8 haftalık olduklarında gerçekleşmektedir.



Süt üretimi belirgin bir şekilde devam eden dişiler için, meme konjesyonu ve rahatsızlıkları problemleri ile karşılaşılabilir. Bu problemin çözülmesi için dişinin gıda alımını kısıtlamak suretiyle takip eden beslenme prosedürü uygulanabilir; Sütten kesilmenin ilk gününde dişi beslenmemeli fakat içmek için bol miktarda taze temiz su verilmelidir. Aynı gün, yavrular anneden ayrılmalı, su ve mama verilmelidir. Yavruları mama alımına teşvik etmek için, kuru mama ılık su ile ıslatılmalıdır. Sütten kesilmenin, 2. 3. ve 4. günlerinde anneye önceden verilen mamanın ¼, ½, ¾ ‘ü oranlarında verilmesi tavsiye edilmektedir. 5. günde anne, doğum ve emzirme dönemi öncesindeki normal beslenmesine geçebilir.

Yavruların Beslenmesi
Araştırmalar gösteriyor ki, yavrular yaklaşık 1 yıl içinde genç erişkinlik dönemine geçerler ve yavrunun doğum ağırlığı ilk 20 haftada %2000 artış gösterir. 26 haftalık olduklarında büyüme oranı sabitleşmeye başlar. Ancak yavrular, normal büyümelerini yaklaşık 12 aylık olana dek sürdürmektedirler. Yavrular, vücut ağırlıklarının her bir libresi (454 gr.) için, gelişmiş kedilere oranla 2 kat daha fazla enerjiye gereksinim duyarlar.



Yavruların 6-8 haftalık yaşa ulaştıklarında tamamen sütten kesilmiş olmalıdır ve gelişmeleri için uygun, tam ve dengeli bir mama ile beslemeye alıştırılmalıdır. Yavrular daha fazla protein değerine ve aminoasitlerden taurin’e gereksinim duyarlar. Yavrunun diyetindeki taurin eksikliği, yavrunun görüşünde zayıflıklara neden olacaktır. Bu ve diğer nedenlerden ötürü, yavruların sadece kendileri için hazırlamış olan mamalarla beslenmesi önerilmektedir. Normal sağlıklı yavrular, tam ve dengeli mama ile beslendiklerinde, vitamin ve minerallerle gıdasının desteklenmesine gerek duyulmayacaktır. Yapılan ilavaler, mamanın dengesini bozabileceği gibi fazla miktarda olduklarında zarar verici de olabilir.

Yavrular, hızlı büyüme safhasında tabloda belirtildiği gibi az ve sık beslenmelidir ve taze temiz su her zaman hazır bulunmalıdır.

Yaş Günlük Öğün
6- 12 haftalık 4
12 hafta- 6 aylık 3
6 aylık ve sonrası 2

Kuru mama, yumuşatılması ve kolaylıkla yenmesi amacıyla ılık su ile ıslatılabilir. Islatılmış mama veya konserve mamanın oda sıcaklığında uzun süre bırakılması yenilebilirliğini azaltabilir ve bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle 1 saat içinde tüketilmeyen mamalar uzaklaştırılmalı ve atılmalıdır. Diğer hayvanlarda olduğu gibi, beslenme değişiklikleri, 7-10 günlük periyod içersinde sindirim bozukluklarının oluşmasını engellemek amacıyla kademeli olarak yapılmalıdır.


Yavruların gün içinde azar azar ve ara sıra yeme eğilimleri vardır. Normalde yavrular mamaya koklayarak yaklaşırlar ve yemeğe başlarlar. Mamadan küçük bir porsiyon tükettikten sonra bırakacak ve aralıklı olarak yemeğe geri dönecektir. Bu davranış, yemeğe isteksizlik veya yemeği red etme ile karıştırılmamalıdır. Aşırı gürültü, yeni ortam, yemek ve su kaplarının temizliği yavrunun yemeği geri çevirmesinde göz önünde tutulmalıdır. Eğer beslenme uzun süre red ediliyorsa ve/ veya yavru halsizlik gibi hastalık belirtileri gösteriyorsa bir veteriner hekime muayene ettirilmelidir.

Yavrular konserve mama, yarı katı veya ıslatılmış kuru mama ile besleniyorlarsa, 6 aylıktan itibaren 1 yaşına kadar günde 2 kez beslenmelidir. Kuru mama ile mama kabını yeterli miktarda doldurarak besleme uygundur. Aşırı beslemeden kaçınılmalıdır. Yavrular bireysel özelliklerine göre beslenmeli ve beslenme miktarları vücut kondüsyonları ve aktivitelerine göre ayarlanmalıdır. Bu en uygun şekilde yavrunun rutin kontrolleri esnasında veteriner hekiminize danışarak çözümlenebilir. Paket üzerindeki beslenme bilgileri kedilerin günlük beslenmesi için rehber olarak kullanılabilir. Aktif, hareketli kediler veya açık havada bırakılan kedilerin iyi vücut kondüsyonlarının sağlanması amacıyla daha fazla mamaya ihtiyacı olacaktır. Eğer kedi normal ağırlığının üstünde ise maması azaltılmalıdır. Veteriner hekim, kedinin vücut kondüsyonunun tayin edilmesinde ve uygun ağırlık azaltma programının planlanmasında sahibine yardımcı olabilir.

Kediler insanlar gibi bireysel özelliklerine göre beslenmeyi tercih ederler. Kardeş yavrular farklı tad alma duyusu ve yeme alışkanlıklarına sahip olabilirler. Bununla birlikte, kedinin obur ünvanı alması genellikle sahibinin farklı besleme uygulamaları yapmasının sonucudur. Kediye daha fazla çeşit sunuldukça, kedi daha da fazlasını isteyecektir. Hazır kedi mamaları ile kedinin yiyebileceği tam ve dengeli bir besin hazırlanması mümkündür.
Logged
RosaLinda
Forum Yöneticisi
Bizden
*****

Teşekkürler: 1467
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5614



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : 08 Aralık 2007, 01:16:59 »

HASTALIKLAR



Ekzama
Derinin üst katlarının yangısına genelde ekzema denir. Günümüzde ekzema allerjik bir deri yangısı olarak tarif edilir. Allerjen maddelerin deri üzerine sürekli etkimesi sonucu oluşur. Akut safada deride önce hafif bir kızarıklık oluşur. Daha sonra kabarcıklar oluşur. Bunların patlaması sonucu serum açığa çıkar ve deri yüzeyi ıslak olur. Bu ıslaklığın kurumasıyla kabuklar oluşur. Sonuçta iyileşme görülebilir veya nedenlerin devam etmesi sonucu olay yinelenir. Sekunder bakteriler de işin içine karışırsa akıntı irinli hale gelebilir. Ayrıca kıl dökülmesi gözlenir ve yangısal etkilerden dolayı derideki sinir uçları da uyarılacağından kaşıntı görülür.
Dış parazitler, özellikle pireler hiperallerjik deri reaksiyonlarına ve ekzemaya yol açabilir. Ayrıca tasmanın deriye sürtünmesi de ekzema oluşturabilir. Alkali sabunlarla ve benzer maddelerle kedinin yıkanması (derinin yağını ve koruyucu tabakasını alacağı için) veya deriye uygulanacak diğer maddeler de ekzemaya yol açabilir. Bu saydıklarımız ekzemaya sebep olabilecek dış etkenlerdi. İç etkenler olarak da birçok enfeksiyoz hastalığı, bazı iç hastalıklarını ve beslenme bozukluklarını da ekzemaya yatkınlığı artıran sebepler olarak sayabiliriz.



Belirtiler: Genelde ekzema kaşıntı ile birlikte görülür. Deri sertçe, kepekli, kızarık ve ıslaktır, ara sıra irinleşebilir. Ekzema akut veya kronik olabilir. Kedilerde genelde baş, bilhassa göz ve kulak çevresine, ayaklara, kuyruk köküne, daha nadir olarak göğüs ve karın altına yerleşir. Uzun tüylü kedilerde tüm vücutta görülür.

Hastalığın seyri: Ekzema uygun bir sağaltım ile 1-2 haftada iyileşebilir. Tekrar ortaya çıkma ihtimali sebebe bağlı olarak vardır. Kronik ekzema vakaları tedaviye karşı inatcıdır.

Tanı: Bilinmeyen cinsteki tüm deri değişiklikleri için genel anlamda ekzema tabiri kullanılır. O yüzden tanı için iyi bir muayene yapılmalıdır. Kedinin genel sağlık durumu, bakım ve beslenme şartları, aldığı ilaçlar değerlendirilmeli, pirelenme, mantar, kimyasal etkenler gibi dış etkenler göz önünde bulundurulmalı, laboratuvar muayeneler yapılarak mantar, bakteri, virüs ve kimyasal zehirlenmelerden ayırt edilmelidir.

Tedavi: Tedavi için ilk önce ekzemayı oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılması gerekir. İç ve dış parazitlerin tedavisi, beslenmenin düzenlenmesi v.s. gereklidir. Neden tesbitinden sonra uzun tüylü kedilerde tıraş, haricen uygun antiseptik solusyonlar ve diğer gerekli pomadlar vs uygulanır, gerekli durumlarda kortizon preperatları tercih edilebilir. Tedaviden tam sonuç almak için önemli olan ekzemanın sebebini ortaya koymaktır.






Kedilerde Derinin Mantar Enfeksiyonu
Kedilerde en sık rastlanan mantar enfeksiyonu trikofitidir (ringworm) ve etken derinin, tüylerin veya pençelerin yüzeyinde yaşar. Kedide %90 mantar vakasına Microsporum canis denilen trikofiti sebep olur. Bu organizma köpek ve insan gibi birçok türde de enfeksiyon oluşturur.
Nasıl bulaşır?
Mantar enfeksiyonu bulaşıcıdır. Sporlar trikofitinin enfeksiyöz evresidir ve enfeksiyon sırasında M.canis tarafından üretilir. Genelde enfekte olmuş tüylerin civarında kümeler halinde bulunurlar ve ancak mikroskopla görünürler. Enfekte tüyler kedinin etrafına sürekli dökülür. Kediler ya direkt enfekte hayvanla temasa geçme sonucu ya da bulaşmış çevreden enfeksiyon kapabilirler. Sporlar çok dayanıklıdır ve eğer tedavi edilmezse yaklaşık iki yıl canlı kalabilir.
Hastalığı başlatmak için ne kadar spora gerek olduğu bilinmemektedir. Sağlam deri enfeksiyona dirençlidir. Daha önce deri hastalığı olanların veya pirelenme, bitlenme geçirenlerin sporlara maruz kaldığında enfekte olma riski daha fazladır.
Mantar hastalığı genelde genç ve uzun tüylü kedilerde daha sık görülür. Genç kedilerin bağışıklık sistemlerinin tam gelişmemiş olmasının hastalığa yatkınlığı artırdığı düşünülmektedir. Uzun tüylü kedilerde de hayvanın kendini yalaması daha az etkilidir ve derisinin güneş görmesi(mantar etkeni güneş sevmez) daha zor olur.
Mantar enfeksiyonu olan kedilerde görüntü nasıl olur?
Görüntü çok değişken olabilmektedir. Bazı kedilerde çok ciddi lezyonlar olurken bazı kedilerde ise lezyonlar çok hafif hatta belirsizdir. Tipik deri lezyonları genelde ayaklarda, başta ve kulaklarda ayrı ayrı, yuvarlak tüy döküntüleri şeklindedir. Etkilenmiş bölgeyi saran tüyler kırılmış görünür. Etkilenmiş bölge genelde pul puldur ve yangılı görünebilir. Fakat mantar hastalığı genelde kedilerin birçok başka deri hastalığı ile karışabilir. Mesela pire allerjisi, simetrik kellik, felin aknesi gibi. Genelde bütün vakalarda biraz tüy dökülmesi görülür fakat yangının , pullanmanın ve kaşıntının miktarı çok farklı olabilir.

Tanı: Hastalık çok değişken olabildiği için genelde kedinin görüntüsünden bir tanı koymak zor olabilir. Veteriner hekimler teşhis için genelde aşağıdakı testlerden bir ya da birkaçını kullanır.
1-Ultraviyole Wood'un lambası: Karanlık bir odada lamba tüylerin üzerine tutulduğu zaman genelde floresan ışık verir. Bu mantar etkenlerinin salgıladığı bir maddeden kaynaklanıyor olabilir. Ama maalesef her mantar etkeni bu floresan görüntüyü vermeyebilir.
2-Mikroskobik inceleme: Genelde mikroskopta mantar sporlarının görülmesine bağlı teşhis konulur.
3-Mantar kültürü: Genelde en güvenilir yöntemdir. Belli bir miktar kültür alınarak laboratuvarda özel bir kültür ortamında ekim yapılmasıyla sonuç elde edilir. Tek dezavantajı sonucun 10 gün civarında çıkmasıdır.

Tedavi: Genelde çok sağlıklı hayvanlarda birkaç hafta sonra hastalık kendi kendine geçebilse de enfeksiyon insanlar ve diğer hayvanlar açısından da bulaşıcı olabileceği için tedavi gereklidir.
1- İlk önce immun sistemi(bağışıklık sistemini) etkileyerek mantar enfeksiyonunun üremesine neden olan etken ortadan kaldırılmalıdır. Mesela pirelenme.
2-Mantarlı kedi ya tabletle ya da dışardan direkt tüylere uygulanan topikal ilaçlarla tedavi edilir.
Çevrenin ve eşyaların dekontaminasyonu
Bulaşıcı bir hastalık olduğu için mantarlı kedinin bakımı belli bir odada yapılmalı ve çevre sürekli dezenfekte edilmelidir. Çamaşır suyu genelde sert yüzeylerin ve kap kacakların temizliği için uygun olabilir. Süpürge ile vakumlama da uygundur.
Kedim ne zaman iyileşecek?
Genelde deri lezyonları mantar etkeni tamamen elimine olmadan iyileşeceği için tedaviye bir süre daha devam etmek gerekir. Birçok vakada en az 6 hafta tedavi gerekir, bazılarında daha fazla. Evde ne kadar çok kedi varsa problem o kadar uzar.
İnsanlarda mantar enfeksiyonu:
Trikofiti genelde kediden insana geçebilir. Çocuklar daha çok risk altındadır. Hasta hayvanla direkt temas mümkün mertebe azaltılmalı ve çevrenin dekontaminasyonuna önem verilmelidir. İnsanlardaki trikofiti deride yuvarlak, yangılı bölgeler olarak veya kepekli tüy dökülmeleri şeklinde görülür. Kaşıntılı olabilir. Genelde tedaviye iyi cevap verir.






Kedilerde Beyaz Kulakların Güneş Işığına Bağlı Yangısı
(Solar Dermatit):
Özellikle beyaz kedilerin (daha çok beyaz kulaklı ve mavi gözlü kedilerin) yoğun güneş ışınlarına maruz kalması sonucu pikmentsiz kulaklarda görülen kronik bir deri yangısıdır.

Belirtiler: Öncelikle pikmentsiz kulak kenarları pembeleşir. Daha sonra yangı oluşur, kıllar dökülür, sulanma ve kabuklanma görülür, lezyonlar kulağın öteki kısımlarına da yayılır. İlk başlarda pek tepki göstermeyen kedi durum ilerledikce kulaklarını kaşımaya başlar ve bu da daha çok tahrişe sebep olur. Beyaz kedilerde aynı durum alt göz kapağının kenarında da görülebilir. Devamlı tekrarlardan sonra bazan yassı epitel karsinoması denilen bir tür deri kanseri gelişebilir.

Teşhis: Özellikle yoğun güneş ışığına maruz kalan beyaz ve açık renkli kedilerin kulak kenarlarında ortaya çıkan deri değişikliklerinde 'dermatitis solaristen' şüphelenilir. Karsinomatoz değişikliklerden şüphelenildiğinde biopsi yapılır. Dış kulak iltihabı v.s.veya erkek kedilerin kavgaları sonucu oluşan yaralanmalarla karıştırılmamalıdır.

Tedavi: Hayvanların güneşten korunması gerekir. Güneş koruyucu kremler ve gerekirse kortizonlu preparatlar kullanılabilir. Çok ilerlemiş vakalarda kulak kepcesinin operasyonla çıkarılması uygun olabilir.
« Son Düzenleme: 08 Aralık 2007, 01:17:50 Gönderen: RosaLinda » Logged
RosaLinda
Forum Yöneticisi
Bizden
*****

Teşekkürler: 1467
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5614



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : 08 Aralık 2007, 01:18:21 »

KEDİYLE YAŞAM

Yeni kedinizin geldiği an kendini evindeymiş gibi hissetmesi için sağlamanız gereken temel şeyler vardır. Mesela kediniz geldiği zaman evde hiç kedi maması olmadığını fark etmek pek hoş olmaz.

Yeni kedinizin temel ihtiyaçları;

Mama

Eğer kedinizi bildiğiniz bir yerden alıyorsanız, beslenme alışkanlığını muhakkak öğrenin. Alıştığı mamayı değiştirmek doğru olmaz.

Ama kedinizin beslenme alışkanlığını öğrenme şansınız yoksa size bir kaç tavsiye;

Yavrular için kalorisi yüksek, yoğun protein içeren mamalar tercih edilmelidir. Tam ve dengeli olarak tanımlanan mamaları kullanmak yavru kedinizin gelişimi için çok önemlidir.

8 haftadan büyük yavrular kuru mamayı rahatlıkla yiyebilirler. Ama teneke mamalar tercih sebebi olmalıdır.

Yetişkinler için teneke mamalar tercih edilmelidir. Ancak kediniz kurumamaya alıştıysa ve teneke mamayı yemezse, kuru mamaya devam edebilirsiniz. Zaman içinde teneke mamaya alıştırmakta fayda olabilir.

Su ve Yemek Kabı

Mutfağınızdaki herhangi bir seramik yada ****l kap iş görecektir. Ama kediler için dizayn edilmiş kaplar daha kullanışlı olabilir.

Plastik kapların kullanılması zaman içinde oluşucak çiziklerin bakteri üretme ihtimalinden dolayı sakıncalıdır.

Otomatik besleme makinaları eğer evden uzak kaldığınız süreler uzunsa faydalı olabilir.

Oyuncaklar

Bütün kediler oynamaya bayılır, kediniz ve sizin beraber oynaya bileceğiniz oyuncaklar tercih edilmelidir. Basit bir yumak, balık oltası, kurulabilen bir fare, rahatca tırmalayabileceği yumuşak oyuncaklar bunların bazılarıdır.

Kedi evleri, özel hazırlanmış kedi mobilyaları pahallı alternatifler olarak temin edilebilir.

Kedinizi Taşımak için Kap

Kedinizin rahatca sığacağı fiber yada sert plastikten, bir tarafı açık bir kedi taşıma kabına ihtiyacınız olacaktır.

Gerek kısa veteriner ziyaretleri, gerek uzun seyahatlerde kedinizin rahatı için bu gereklidir.

Bakımı için gerekenler

Bakım zamanları kediniz ve sizin beraber geçireceğiniz önemli anlardır. Güzel bir tarak ve plastik arkalıklı bir fırça gereklidir. Kediler için dizayn edilmiş bir tırnak makası yararlı olacaktır, tırnak kesimine ne kadar erken başlarsanız ileride okadar rahat edersiniz.

Kedi kumu ve tuvalet kutusu

Yeni kedinizin en önemli ve olmazsa olmaz ihtiyaçlarından biridir. Özel olarak tasarlanmış bir kutu alabilirsiniz yada her hangi bir leğeni, kutuyu kullanabilirsiniz. Önemli olan bir tarafının kedinizin girebileceği kadar alçak olması ve kalan kısmının kumu içerde tutucak kadar yüksek olmasıdır. Kedinizin boyutuna göre bir kutu seçimide önemlidir.

Kedi kumu seçiminde önemli nokta kil içerikli kumlardan kaçınmaktır. Gerek fazla toz üretmeleri, gerek yutulması halinde kedinize zarar verebilecek bileşikler içermeleri, bitki bazlı kumları tercih sebebi yapar.

Kedi Yatağı

Çok gerekli olmasa bile yeni kedinizin kendini evinde hisetmesi açısından yararlı olabilir. Yatak kedinizin içinde kıvrılabileceği kadar geniş olmalı ve güven duygusu verecek kadar kapalı olmalıdır.

Veteriner Randevusu

Eğer yeni kedinizin veteriner ziyaret kayıtları yoksa ilk işiniz bu olmalıdır. Yeni kedinizin bir sağlık problemi olmadığından emin olmalısınız.
Logged
RosaLinda
Forum Yöneticisi
Bizden
*****

Teşekkürler: 1467
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5614



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : 08 Aralık 2007, 01:34:25 »

Kedilerin Gelişimi ve Eğitimi...
Kedilerin gelişimi...

Kedilerin normal gebelik süresi 2 aydır. 2 aydan uzun süren gebeliklerde bir sorun olma olasılığı yüksektir. Gebe kedilerde iştahsızlık, akıntı ve hareketsiz kalma gibi durumlar doğumun zor geçeceğinin işaretidir. Kedilerde bu gibi durumlarla karşılaşıldığında veterinere başvurmak gereklidir.

Kedilerin dokunma, koku alma ve yön duyguları anne karnında gelişir. Yenidoğan kedilerde işitme duyusu ise henüz gelişmemiştir. İşitme duyuları 1 hafta içinde gelişir. İşitme duyusu gelişimi 1. ayın sonuna kadar devam eder.

Yavru kediler annelerini kokularıyla tanırlar. Yavruların koku duyuları oldukça kısa sürede gelişimini tamamlar. 3 haftalık olan kediler koku gelişimini tamamlamıştır. Kedilerin koku duyuları köpeklerinki kadar gelişmiştir. Fakat kediler bu duyularını köpekler gibi kullanmazlar.

Yavru kedilerin gözleri 10 günlük olduklarında yavaş yavaş açılmaya başlar. Yavru kedilerin 4. haftalarını doldurduklarında çevrelerindeki nesneleri görmeye başlarlar. Görme duyusunun tam olarak gelişmesi ise 4. ayın sonuna kadar devam edecektir.

Yenidoğanlarda henüz vücut ısısı dengelenmediği için yavrular ilk günlerde sürekli annelerine ve kardeşlerine sokulurlar. Bu durum yaklaşık 6-7 hafta boyunca devam eder.

Kediler doğdukları andan sonraki 10 güne kadar sürünerek ilerler. 4 haftalık olduklarında yürüme çalışmalarına başlamışlardır. Bir kaç hafta içinde ise koşmaya başlarlar.

Kedilerin anne sütüne devam etme süresini anne belirleyecektir. Yavrular ise 4. haftalarını doldurduklarında anne sütü haricinde olan besinleri keşfetmeye başlarlar. Anne sütü haricinde yan besinlerden tüketmeye başlayan yavrular yavaş yavaş anne sütünden uzaklaşırlar.

Kedilerde eğitim...

Bir çok insan kedilerin eğitilmelerinin olanaksız olduğunu düşünmektedir. Bir kediyi eğitmek elbette bir köpeği eğitmekle aynı derecede değerlendirilemez. Kediler ve köpeklerin yaşayış biçimleri onların eğitilmelerinde de farklılığa neden olur.

Kedinizi eğittiğiniz zaman onun eğitilmemiş kedilere oranla ne kadar mutlu ve aktif olduğunu görürsünüz.

Kedinizi motive edeceğiniz en güzel yöntem ona ödül olarak en sevdiği yiyeceği vermeniz olacaktır. Bu yöntemi kullanabilmeniz için kedinizi aç olduğu zamanlarda eğitmeye çalışmalısınız. Kedi besleyen kişilerin hemen hemen tümü mama kaplarını sürekli dolu tutmaya çalışırlar fakat kedinizi eğitmek istiyorsanız onun mama kapını sadece eğitim sonraları dolu tutmaya çalışın. Karnı tok olan kediniz eğitilmek için pek istekli olmayacaktır.

Kedinizi eğitirken ses tonunuza dikkat edin. Kediniz sesinizden ne demek istediğinizi anlamalıdır.

Kedinize vereceğiniz eğitimde neleri yapmasını istediğinizi ve neleri yapmasını istemediğinizi belirlemelisiniz. Kedinizin yemek masasına hiç bir şekilde yaklaşmasını istemiyorsanız, buna hiç bir zaman müsade etmeyin. Sabah kahvaltısında onun bu davranışını onaylayıp, öğle yemeğinde karşı çıkarsanız kediniz sizi ciddiye almayacaktır.

Kedinizin eğitimine 9. ayını girdikten sonra başlayabilirsiniz. Yavru bir kediye eğitim vermek daha kolay olacaktır. Kedinizin dış mekanlara alıştırmanız da oldukça faydalı olacaktır. Sürekli ev ortamında kalmaya alışan bir kedi dışarı çıktığında bu durumu benimsemekte zorluk çekebilir.

Kediler bir olaya konsantre olmaları zordur. Bu nedenle kedinize verdiğiniz eğitimi kısa süreli tutmaya çalışın. Yapmak istemediği hareketleri ise ona zorla yaptırmaya çalışmayın. Zorlama kedinizin öğrenmemek için inat etmesine neden olabilir.

Kedilerde tıpkı insanlar moralsiz olabilirler. Eğitim için kedinizin mutlu ve huzurlu olduğu bir günü seçin. Bu durum sizin içinde geçerlidir, sizin ruh halinizin kedinize de yansıyacaktır.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48
||| Sitemap 2|| Arsiv|| XML|| Wap|| Wap2|| Wap Forum|| Rss||| Tema Yapımcısı panic
eXTReMe Tracker